14 Kasım 2008 Cuma

Evde Sinema Keyfi İçin Bir Öneri;)... CLOSER (Daha Yaklaş)



Oynadığı dönemde farklı düşüncelere yol açan, çok tartışılan, daha sonra da değişik sinema sitelerinde farklı algılamalarla üzerine yapılmış bir çok yorumla karşılaştığım bu filmle ilgili yazmak istediklerime, düşüncelerine çok değer verdiğim bir arkadaşımın kitap uyarlamaları üzerine bir konuşmasından alıntılarla başlamak geldi içimden: ''Kitaplar insanların hayal gücü ya da imgelem dünyasının zenginliği ile örülür. Doğal olarak görsellik hayal gücünü hapsedecektir. Bir kitabın, öznel hayal gücüne dayalı olarak farklı algılara açıldığı düşünüldüğünde'' diye devam eden yorumunun benim kullanmak istediğim en vurucu cümlesi ''Sonuçta düşünebildiğimiz ölçülerde algılarız'' dır.

Buradan bakarak, filmi bazılarının iddia ettikleri gibi toplumların değer yargılarıyla oynadığı görüşü yerine şu yönden okumayı denesek; filmi aynı oranda ahlakçı bir bakışla kötüler miydik acaba?

Bu filmin tüm derdinin aslında insanın iç dünyasının duygusal derinlik ve dalgalanmalarıyla o dünyanın karmaşık karar mekanizmalarını ortaya koyup, modern yaşamlardan cinsel dışavurumları tüm alt duygularından bakarak göz önüne sererken; aşk, sevgi, tutku, terkediliş, yalnızlık gibi bir ilişkinin tüm süreçlerini ve bireyin içine düştüğü anaforları taraf olmadan anlatmak olduğunu görüp, bütün bu kaotik durumlardan yola çıkarak insanlara: Post Modern yaşamın aşk, sevgi kavramlarını yeniden gözden geçirmesi noktasında ufuklar açan; sanki, bir ahlaksızlık önermesi gibi değil de, modern dünyanın göze soktuğu pırıltılı yaşamların günü birlik ilişkilerinin bütün açmazlarını ortaya koyan bir ahlak sorgulaması olarak bakıp, hakettiği değeri veremez miyiz?

Sadece Jude Law' ın Natalie Portman'a, Julia Roberts'la birlikte olduğunu ve kendisini terk etmek istediğini söylediği sahnede aşık olduğunu gerekçe göstererek, çaresizliğine ve dolayısıyla kendini haklılar savunusuna Natalie Portman'ın: ''Her zaman bir an vardır. Bunu yapabilirim. Buna teslim olabilirim. Ya da direnebilirim. O anı yaşadığını biliyorum; başka şansın vardı'' dediği sahne bile başlı başına ilişkiye karşı sorumluluğun gereğini işaret etmez mi?

Closer: İnsan üzerine derin analizler yapan, üstelik bunu çok iyi yapan, düşündürten, okunan bir kitap tadında, müzikleri çok güzel, tüm ortaya koyduğu davranışları ince bir mizahla da eleştiren, ilişkiler üzerine çok güzel bir filmdir. Lütfen filmin marjinal yaşamlar önerdiği önyargısından uzakta, aksine o tercihlerin sonuçlarını ve ruhlarda yarattığı tahribatları ortaya sererek doğru olanı öneren bir film olduğu algısıyla izleyin ve keyfini çıkarın...

Çünkü: Herhangi bir akşamda kanepeye çekilmiş dizlerin sarmaş dolaş hallerinde, yanında keyfe keder içecekler ve çerezlerle izlenip, filmden yola çıkarak ilişkiler, aşk, tutku, insan üzerine çokca da sohbet edilebilecek, çok iyi bir filmdir. Bence...

İyi eğlenceler;)

8 yorum:

  1. yaa ben daha birini bile izleyemezken liste yapıyorum ajandanın arkasına resmen. :)) hayır bir gün izleyip adını bilmediğim bir film var 15-20 yıl oncesinden onu bile sana sorasım geliyor artık. kimse hatırlamıyor öyle bir film :)
    bu arada benim yazım uçmuş nereye gitti biliyonmuu

    YanıtlaSil
  2. Doğum günleri yıl boyu kutlanmıyor sanırım:))parti dündü geç vakitte ortalığı toparladım:))Yeni yaşında daha hazırlıklı ve daha görkemli bir partide buluşuncaya kadar,sevgiyle kal:)

    YanıtlaSil
  3. :))) şımardım yavv dur. zaten evde kimsenin umursadığı yoktu. bir geldim buradaki aile de de son kırıntıla toplanmış

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu film benim en iyilerim arasındadır ama izlerken hissettiklerimi yazamadım. Çok etkilenmiştim, kelimeler yetersiz kaldı sanki hep... Bu yüzden seni özellikle kutluyorum Buraneros.Çok güzeldi. Bir de The Blower's Daughter ne güzel çalar değil mi filmde ? :))

    YanıtlaSil
  6. Beenmaya aynı fikirdeyim:))

    Efsa hiç kimse umursamasada biz umursarız merak etme:)

    Teşekkür ederim bugünü yaşama Arzu'su;Film''Post modern çağın'' ilişkiler odağında bir dökümünü yaparken aslında çağın ekonomik ve sosyal yüklemelerinide göz önüne koyuyordu.Özellikle şu sahne çok dikkat çekiciydi benim için: doktorumuzun (Clive Owen)liberal kapitalist düzenin sonucu olarak muayenahene(bunu eleştirmiyorum sadece söz konusu çağın bir gerçekliği olarak alıyorum) açıp,ayrıca orda elde ettiği ekonomik gücü çokda erdemli olmayan bir biçimde ilişki(boşanma) bazında kullandığı sahne iyi bir göndermeydi örneğin.Şarkı konusunda aynı görüşteyim,genel olarak müzikler filmin ruhuna çok uygundu zaten:)Dedim ya film aslında çok derin ve keyifli bir sohbetin kapılarını açıyor her anlamda:))Ama ne yazıkki hak ettiği değeri görememiş bir film.Aslında bir erkek olarak, erkeklerin bütün zaaflarını ve zayıflıklarını açık eden bu filmi niye bu kadar övüyorumki:))

    YanıtlaSil
  7. ben nedense arzu ettiğim tadı alamadım bu flimde..biraz hayalkırıklığı oldu bende..belkide anlatım içim zor bir dil kullandıkları içindir..genede yazdığın için teşekkürler..

    YanıtlaSil
  8. Sonunda...

    6 ay once gittiğimde kirada idi film. alamadım.

    3 ay once de almayı denediğimde, cd bozuktu bunu bu şekilde veremem dedi çocuk. alamadım.

    dün başka bir cd ciye gittim aldım.
    2, cd de bozuk çıktı iyimi????

    Anlamadım izlememem falan mı gerekiyor nedir? bir türlü denk gelemedim.

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP