6 Kasım 2008 Perşembe

Motosiklet Günlüğü...

Captaiin için;)



''ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin;
savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa,
ve silahlarımız elden ele geçecekse
ve başkaları mitralyöz sesleriyle,
ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaksa;
ölüm hoş geldi, safa geldi!...''



Filmi izlerken sürekli kendi algımdaki Che üzerine de düşünmüştüm!.. Bütün bir militan serüveni anlamlı kılan adamdı Che... İdeolojinin: Ağır, o tıfıllıktaki bir çocuk için zor litaratürünü kolaylaştıran adamdı... Hayata katmerlenmiş bir duruşun, ruha dokunmayı öğrenmiş bir kalbin, hayatı koklamayı bilen bir bedenin mihengiydi...

Eğer ideolojinin: Katı, ortodoks ve klişe tavrına başkaldırabildiyse anarşist aklım; bunun önderi Che'nin romantizmidir, ateşi sönmek bilmez latin ruhudur.

Kuramsal gerçekliklerin coğrafyalar aradığının, her coğrafyanın kendi özgün pratiği olması gerektiğinin öğretmenidir Che; neden Che hala var, neden Fidel bir başka adam, neden ötekiler yokun cevabıdır da... Neden Deniz hala varken bir televizyon dizisinde, ve yeniden, ve onu hiç görmemiş nesiller bağrına basarken gözyaşı olup, ötekiler yok!..

Che romantiktir, Che doğruyu söylemekten çekinmez bir dosttur, Che bizim Ernesto'dur. Che durmaz! Süreklidir. Hala her mücadelenin sloganında bin selam gönderilendir o... Savaş anıları dünyanın en güzel kitaplarından biridir; devrimi kitapların sert, totaliter, soğuk havasından çıkarıp romantizmin, hümanizmin harmanında büyütür...

Filmi bir kez daha oğlumla onun olduğu yaşta izlerken, dağlarındaydım(!) hayatımın; ve o günden bakarak dedim ki: Keşke her devrimin bir Che'si olsaydı, çünkü Che (şimdiki zamanın pazarlama mantığından bakarsak!) halkla ilişkiler ''ikonudur'' aynı zamanda... Eğer Ernestoların sayısı çok olsaydı ya da iktidar arzuları onların yolunun engelleri olmasaydı, bugün dünya bir başka olurdu. Gülen, birbirlerinin şarkılarını söyleyip coşan insanların dünyası...

Film benim Ernesto' mu anlatmaya yeterli miydi?

Her ne kadar tıpkı tişörtlertdeki Che gibi, sırtını onun adına dayamış ticari kaygıları ön planda bir özgürlük ve serüven pazarlaması olsa da; en azından tişört üzerinde bir resim olmaktan çıkarıp merakları tetikleyip öğrenmek için bir şeyler karıştırmanın yolunu açabilir, açar... Ve gelecek olan Benicio Del Toro'lu filme iyi bir giriş olabilir; az bilenler ya da hiç bilmeyenler için...

Filmi tekrar izlerken farkettim ki bir kez daha: Romantizm ve hümanizm olmadan, özlem(in) bile tadı yok... Güzel günlerdi... Her ne kadar benim Ernestomu anlatmakta biraz geri de dursa film; güzel...izlenesi yani.

2 yorum:

  1. İmkansızı gerçekleştireceğimiz günler ne zaman gelir bilmiyorum ama sanırım sorunumuz popülerlikle metalaşma arasındaki ince çizgide yatıyor. Che'nin bu kadar tanınır hale gelmesi ile ticari bir meta olarak düşüncelerinden bağımsız imajı arasındaki çelişki büyük bir sorun. Hatta günümüz sorunu. Herşeyin içi boşaltılmaya çalışılıyor.

    Ayrıca gerçekten o kadar materyalistleşmiş ki dünya romantizme çok fazla ihtiyacımız var, katılıyorum:) Dansedemediğim devrim devrim değildir diyerek Che 'ye Emma Goldman'dan destek atıyorum.

    YanıtlaSil
  2. Bazen bir arkadaşımla özellikle günü birlik yolculukta konuştuğumuz ve güldüğümüz bir konu vardır;teorinin ve devrimin görünen pratiğinin internet olduğu:))

    Issız yollarda dağların değişik yerlerine kümelenmiş küçük küçük köycüklere bakarken deriz ki:Şu an şu tepedeki evdeki insanla(eğer bir bilgisayar varsa)dünyanın en zengin ülkesindeki insan hemen hemen aynı;birbirleriyle bilgiyi,isterlerse anı ya da net üzerindeki her hangi bir siteyi ortak kullanabilirler.Ve günlük hayatlarında ketum bir çok şeyi paylaşamayan insanlar net üzerinde paylaşıyorlar...Burdan yola çıkarak şuna bir tebessüm edim:Sorun teoride değilmiş demekki:))

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP