25 Şubat 2010 Perşembe

Münih

Film, ele aldığı konu ve onu işleyişi bakımından nereden baktığınıza bağlı olarak (tam da Orhan babanın sen de haklısın şarkısındaki gibi) farklı analizler ve tartışmalar yapabileceğiniz derinlikte bir ''terörizm'' sorgulamasına olanak veriyor.

Ama, sonuçta tüm tartışmalarınızın gelip dayandığı bir nokta var ki; o da, şiddet şiddeti doğurur tezini doğrularcasına, filmin sonundaki toplantıda ajanların dilinden dökülen ''her öldürdüğümüz Filistinlinin yerine altı yeni Filistinli çıkıyor'' sözlerinde gizli.

Film: Terörizmle mücadelenin aslında siyasal ve sosyal anlamda ne kadar zor, çaresiz ve uyguladığı yöntemler itibariyle tartışılabilir olduğunun özetidir.

Filme kuramsal anlamda ve taraf olmadan baktığınızda, tarihin en önemli eylemlerinden birini kendi haklılığına dayandırarak yapan bir grup (Filistinliler), ön yargılı bir operasyonla tarihin en büyük fiyaskolarından birini gerçekleştirerek gereksiz yere kan döken ve yaptığını meşru kabul eden büyük bir devlet(Almanya), diğer yanda yine kendi doğruları üzerinden kendi haklılığına dayandırarak bir tür fedailer mangası oluşturup illegal ve modern toplumun adalet kurallarının ötesinde bir biçimde insan avı yapan bir başka devlet(İsrail)...

Bunlardan hangisi niteliği açısından kuramsal anlamda terörizm tanımının dışındadır?

Film tam da bu durumları önümüze seriyor ve soruyor. Ve bizi düşündürtüyor... Ve film -her öldürdüğümüz Filistinlinin yerine altısı çıkıyor- gözlemini yapan, ama gözünü kırpmadan da adam öldürebilen eşi hamile ''kahramanımızla'' birlikte bütün tarafların insan olma vasıflarının yaptıkları işle çelişen duygularını da bize yansıtmayı başarıyor.

Siyasal sorgulamalarınızı bir yana bırakıp, taraf olmadan sadece bir film gibi baktığınızda: Klasik, illegalde birbirini yok etme savaşları veren ajan temalı filmlerin, incelikli ve zeki tadını fazlasıyla veriyor.

Çok küçük yaşlardan beri Filistin İsrail sürecini özel bir ilgiyle izleyen biri olarak, konu üzerine çekilmiş tüm filmleri izledim. Belki de en tarafsız sayılabilecek ve işlediği konu(terörizm) üzerine en çok düşündürten filmlerden birinin Münih olduğu düşüncesindeyim...

İzlenmeden önce ya da izledikten sonra; özelde Münih olayı, genelde de Ortadoğunun bu sorunu üzerine bir şeyler okunursa, filmin değeri çok daha iyi anlaşılabilir.

Bütün bunlar beni ilgilendirmez ben film izlerim diyorsanız da izleyin. Çünkü, çok heyecanlı ve kaliteli aksiyonları olan bir görsellik abidesidir aynı zamanda, kendinizi 70 lere ışınlamış olursunuz...

Yazının İlk Yayın Tarihi Ekim 2008

5 yorum:

  1. Gerçek bir hikayeye dayanmasının yanında aktarımı, oyunculukları ve kamera yönetimi şahanedir.

    YanıtlaSil
  2. Reklamlarla 4 saati bulur sanırım bitmesi. Aslında genel itibariyle yepyeni bir türün adımının atıldığı bir filmdir. Durağanlık, aksiyon, dram, gerilim, daha bir çok türü içinde barındırır. Konuya ilgisi olmayan adamı sıkabilir de. Kadrosu muazzamdır. İzleyecek olanlara iyi seyirler, ama reklamlar yüzünden çok yarıda bırakacak adam olacaktır.

    YanıtlaSil
  3. SirEvo ve Cenky katkılarınız için teşekkürler. Aklın yolu bir lafı doğruymuş demek ki:)

    YanıtlaSil
  4. Kendisi de bir Yahudi olan Spielberg'ün ustalık eserlerinden birisidir bu film ve belki de bu yüzden izlerken tarafsızlık olgusunu ne kadar içerdiğine dikkat ettim. Fakat sizin de söylediğiniz gibi "en tarafsızı sayılabilcek" olduğunu ama kesinlikle tam olarak tarafsız bir film olmadığını düşnüyorum. Öte yandan filmi benim için önemli yapan şey filmin, abartılı ajanlık filmleri yerine yakın tarihe ışık tutan casusluk öyküsü olmasıdır.

    YanıtlaSil
  5. Kelimelerim Yetse; aslında yazıda tarafsızlık vurgusunu yaptığım yerde bir ünlem vardı yönetmenin bakışına gönderme yapan... Sonra tüm filmlere baktığımda haksızlık olduğunu düşündüm bu filme ve kaldırdım. Çünkü İsrailliler ve onların bakışından kursa da filmi Spielberg, bence terör karşıtı mesajları barındıran güzel bir film yapmıştı.

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP