23 Ocak 2021 Cumartesi

Tanıştırayım: Jean ECHENOZ!



Hap gibi bir kitap. İncecik. 82 sayfa...

Ama KOCAMAN!

Kapak içinde tür olarak anlatı yazıyor. Arka kapağın kenarındaki dijital künyenin altında da büyük harflerle ROMAN.

Enn Sevdiğim Kadın önerdi.

Aldım.

Siparişim geldi, koliyi açtım: diğer kitapların arasında jelatin içinde beyaz kapaklı cılız bir kitap. "Vayy!.." dedim, "kitapçım eşantiyon göndermiş."

28.08.2020.

Çok övdü ve altını çizdi!

Ama ben hayalimde ne canlandırdıysam -görünüşe aldanıp- kitaba benzetememişim!

O tarihte gelen, star ışığı olan bir kaç kitabı okudum ama jelatini üzerinde olan ve kitap yerine koymayıp da eşantiyon diye sevindiğim ve an itibariyle sürekli özür dilediğim Koşmak, hep sonraya kaldı.

Bir kitap olduğunu da fatura kontrolü esnasında anca anlamıştım zaten! Üstüne üstlük yazarı da tanımıyordum.

Geçen gün elime aldım. Kahramanı biliyordum. O yüzden belki de geri atmışımdır!?

Tabii ki bu lafın gelişi: aslı kıvırtma, derin de bir mahcubiyet.

Şu an çok heyecanlıyım. Bir de coşku ki elim ayağıma dolanıyor ve ne yazsam, nasıl yazsam, nasıl övsem telaşı içindeyim.

Yazıdan önce kahvemi içindeki kahve miktarını çoğaltarak ve 350 cl olarak hazırladım. Dura dura, hissime ve kitaba yakışır cümleleri kuramaya kuramaya, kırık dökük bir yazı çıkacak endişesi yaşıyorum. Okurkenki coşkumu kelama dökemeyeceğim diye korkuyorum!  Hatta kitabı boşver, Jean'dan söz et, diyorum. Çünkü, 82 sayfada nasıl bir tuğla okumuşum hissi yaratabildin, diye O'na sormak istiyorum. Ayrıca sanıyorum ki ben son dört aydır bu kitabı okuyorum. Bütün şehirlerde bulundum, yarışların tümünde, tribündeydim sanki.

Kitabı okumadan epeyi önce Mussano ile sosyalizm üzerine konuşuyorduk. Stalin'i ve Rus modelini eleştirmiş, Marx'ın önermesine en yakın pratiğin Yugoslavya özelinde Tito dönemi olduğunu söylemiş, Dubček'li Çekoslovakya döneminin, yani romantik adıyla Prag Baharı'nın yeterli zamanı bulamadığını, güç yettiği ve yerli işbirlikçiler hazır olduğu için de başı hemen ezilmişti, dedim.

Jean sanırım bu konuşmayı kapmış. Dediklerimi neredeyse satır satır yazmış!

Enfes de bir zaman fonu var kitabın. Dil muhteşem ki ara ara Küçük Prens efekti aldım. Hatta bunu dile de getirdim. Jean Echenoz kardeşime bittim, onu tanımaktan o kadar mutlu oldum ki hemen iki kitabını sipariş ettim.

Anladığım, kendisi gerçek hayat hikâyecisi! Gelecek kitaplarımdan biri Ravel!

Hatta keşke tarih kitaplarını da Jean yazsaydı, dedim. Pandemi olmasa Jean'la da bir öğlen yemeğinde buluşmamız kesindi. En az bir öğle arasını birlikte geçirdiğimiz Pedersen Hoca kadar sevdim kendisini.

Fakat Jean bir roman kahramanı olmadığına göre onunla Enn Sevdiğim Kadın'ın da katıldığı bir akşam yemeği, daha hoş olabilir!

Gelirsek anlatılana, Emil Zatopek'in, yani tüm zamanların en büyük atletinin, namı diğer Çek Lokomotifi'nin hikâyesi. Yazarın çok tatlı ifadelerle dile getirdiği yarışlar var, o yarışların figüranlığının arkasındaki yaşam var, olimpiyatlar, sporcu eş Dana, şehirler, müzik var ama bunun yanısıra; yere batasıca egemenler, faşistlerden daha faşist "sosyalistler", tanklar, rejim cahili komik propagandalar da var!

Son tahlilde Koşmak insan bir kitap; naif, esprili, yüzde tebessüm damakta tat, gönülde izler bırakıyor...

Ve yarışlarla boğmayıp Emil özelinde kocaman bir dönem hikâyesi anlatıyor.




Çeviri: Mehmet Emin Özcan.

13 yorum:

  1. eşantiyon kitap hiç duymamıştım çok güldüm, hala da gülüyorum, ilk önce espri sandım, sonra "faturadan anladım" deyince :D

    YanıtlaSil
  2. bu arada Jean Echenoz fransız bir yazarmış google'ladım. Hiç duymamıştım, üstelik bol ödüllüymüş. Herhalde 2000 sonrası ortaya çıktı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyleydi ama!.. Bir süre kitap muammelesi yapamadım ki o yüzüme vurmasa da, sonuçta gereken dersi vakar içinde verdi:) İnanmazsın, Fransız yazar vurgusunu özellikle yapmadım, bazı sevdiğim ve Fransızca hakimiyeti olan blog arkadaşlarımızın bileceğini düşündüm:) Ortaya çıkmamasının sebebi bence anlı şanlı basımevlerimizin ona el atmamış olması, diye düşünüyorum:)

      Sil
  3. Her gittiğim şehirden anı olarak bir kitap alırım. Eskişehir'de Adımlar Kitap Cafe'de bir kahve için hangi kitabı alsam diye dolaşırken arka kapakta Emil Zatopek adını görünce kaptım kitabı. Babam ben çocukken Çek Lokomotifi diye çok bahsederdi. Echenoz'u hiç okumamıştım o zamana kadar ama kitaba da anlatıma da bayıldım sizin yazdığınız gibi. İncecik ama kapkalın bir kitaptı bence de. Ravel'i okuduğunuzda da yorum bekliyor olacağım. iyi kitaplarda buluşmak dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim babam da Çek Lokomotifi Zapotek'ten sevgiyle söz ederdi.
      Anlaşılan o ki, ben de Koşmak ve Ravel'i alıp okuyacağım. :)

      Sil
    2. "Her gittiğim şehirde anı olarak kitap alırım." Buna bayıldım, bundan sonra ben de yapacağım.:) Ravel bir adet var gözüküyordu, hatta paketleniyor aşamasındaydı, sonra bir baktım diğer kitaplar kargoya verilmiş o temin konumunda bekliyor, bir kazaya uğramaz da gelirse kesin yazarım:)

      Dileğinizeyse katılıyorum:)

      Sil
    3. Ravel'in durumu şüpheli anlaşılacağı üzere, Sevgili Okul Arkadaşım. Oysa yazımın hayalini bile kurmuş, bu yazıda söz ederken o vurgudan vazgeçip hakkında yazacağım yazıya saklamıştım:)

      Sil
    4. Sevgili Okul Arkadaşım,
      Şüpheli değil, kesin! "O Ravel buraya gelecek" diyorsanız lütfen aşağıdaki linke tıklayın ve şimdiye dek gelmesi gecikmiş ne varsa davet edin. :)
      https://www.nadirkitap.com/

      Sil
    5. Sevgili Okul Arkadaşım,

      Teşekkür ederim, diyorum tabii ki:) Muhtemelen pazartesi salı durum netleşir, yoksa tabii ki Nadirkitap, Ephraim Kishon kitaplarını toplamıştım hatırlarsınız:)

      Sil
  4. Yazarın adını daha önce duymamıştım. Aslında popüler olmayan o kadar çok değerli kitap var ki. Kitap seçiminde sizin peşinize takılmakta büyük yarar var, selamlar:)

    YanıtlaSil
  5. Ben de bir çok okur gibi duymamıştım:) Neyse ki hayata antenleri açık çok sevdiğim biri var ve duymadıklarımı sürekli hayatıma katıyor:) Selamlar:)

    YanıtlaSil
  6. Bu yazıyı kaçırmışım. Listeme aldım, hem yazarı hem öncelikle bu kitabını. Teşekkürler...

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP