1 Nisan 2009 Çarşamba

İyi ki Lan İyi ki

Vakti zaman öncesi, bu denlik ne hoş deyu deyu onca zaman peşimden koşup, elinden geleni ardına koymadı beni etkilemek için. Ben hiç yüz vermedim... Yok! Bu cümle durumu anlatamadı... Bir de kendisini severim haksızlık yapmıyayım, daha usturuplu kelimelerle yeniden anlatayım aynı durumu: Efendim iki evvel zaman önce ben masum masum bir hayat sürmekteyken, bu birisi, "benden başkasını görmeyecek gözlerin." dedi. Hatta mil çekmek dahil, gözle ilgili engizisyondan 12 eylüle kadar geliştirilmiş ne tür işkence metodu varsa, hepsini tek tek uygulamakla tehdit etti. Aslında, başka taraflara akma şansım varken ve seçenekler oldukça da bolken; ve aslında cunta bile vız gelip tırıs gitmişken, bu kişinin tehditleri nedense tırsıttı beni.

Gerçi hala düşünmekteyim ve kendimi çözememekteyim. Üç beş tatlı sözüne mi kandım, yoksa derinliklerini gördüm de ondan mı sus oldum, bilmiyorum. Neyse, bu kısmı fazla uzatmıyayım; içerilerde adına iş denen bazı meşguliyetlere tıkılı da kalmışken üstelik... Ha bir de, bu konuya yakın bir danışmanım var ki, zaman zaman merak edip şüphelerimle ilgili bazı şeyler sorarım; genelde, falan durum filan olayın göstergesi mi, ya da buna benzer dolambaçlı cümleler eşliğinde ve konunun aslının uzak mahallelerinden ıslık çalarak geçen sorular tadında. O da bana hiç farkında olmadan aradığım yanıtı verir. Çok sorulu, iki arada bi derede kalınmış o süreci günübirlik seyahatlerde fazlasıyla pay edip, çok keyifli açılımlar yapmama neden de olmuştur kendisi; ki yeri gelmişken, hürmetle ve saygıyla anmak gerek.

Bu kez edindiğim izlenime göre olay birinci paragraftaki kişi tarafından dışa vurulmayacak olduğundan, fermuarı çekilmiş ağzını elimdeki hiç bir kerpeten açamadı. Açamadı amma! Bende allahım var son dakika da olsa bir yol bulur, alırım lafı iğne deliğinden. Aldığım laf, unuttuğum bir hadisenin gerçekleşeceği üzerineydi. Hadisenin sahibini sizlerden iyi olmasın çok severim.


Bahse konu istihbarat kaynağım biricik 6.hissim, ki nasıl Emin Çölaşan'ın minik kuşu varsa benim de bir başka türlüsü; arada bir provakatör roller üstlense de, çok ama çok daha yakın, hatta içimde taşıyıp bir yerlere salamadığım 6. minik kuşum (onunkinin benimkinin kalitesi dolayısıyla kıyısından köşesinden geçemeyeceğini, eline su dökemeyeceğini özellikle belirteyim) durumu son dakikada haber verince... Bir sürpriz yapamadım.

Ben de unutkanlığımın sonucu bir sürü yalan arayıp bulma durumunda kalmışlığıma üzülüp, özellikle kaynağa fatura ederek durumu; acı ve keder yüklenmiş yüreğimi dindirmek üzere kızkardeş eseri sofrada, deniz mahsullerine ve rakıya vurdum kendimi... Onunla aynı saatlerde, aynı gökyüzüne bakıp; zaten buluşmuş ruhlarımızın gözlerini de buluşturarak, kadehimi kaldırdım. Çın çın sesleri şarkı olup zamanın sonsuzluğuna yayılırken; iki evvel zaman öncesinden tek farkla, bu kez öptüğüm yer değişmiş, öpücükler sağa sola kayıp iki yanakta konuşlanmıştı. O akşam, bütün kadehlerimi üzerine dondurma konmuş vişneli ekmek tatlısı kadını anarak içtim. Seviyorum seni laaaan!..

Her ne kadar lan demseydin iyiyidi diyecek olsa da... Öyle bir nidayla söylemezsem, içimde akan duyguların şiddetini ve coşkusunu dökememiş olurdum ki arabeskin dışavurumdaki bu damar halini severim.

Yazmış ki bir de iyi ki doğmuşmuyum diye gözönünün kenarında bir yere... Lan iyi ki doğmamış olsaydın, onca yazıyı kime yazıp da en azından kıçı kırık bir yazan haline gelirdim ben.

Borçluyum. Anladın sen;) İyi ki varsın lan birde, tülden ince tüyden hafif duyguların sahibi kadın... Sen hayatımın en saklanası zamanlarından birine: ''Bu denkliğin güzelliğine bu kadın ne desin şimdi? Hiç bir söze gerek yok! Güzel ADAM'' yazdın ki bu nedir bilir(mi)sin? EN dir.

6 yorum:

  1. Bizde "Mutlu yıllar" dileyelim o zaman. :))

    Ama merak ettiğim, sen ne zaman doğcan... bugun yarın bekliyorum öyle bir ifade doğmuşum falan gibi.
    mart sonu gelmediyse, kesin nisandadır dedim ama hala ses seda yok :)))

    sen doğmuş ol günlerden bir gün, bende diyeyimki; "iyi ki gelmişsin dünyaya."

    YanıtlaSil
  2. ben o yemek masasını hatırlıyorum vardı postu hemde fotoğrafl, sonra yok oldu ama işin ilginci wowzio da görüyorum o kurulu masa fotoğrafını, hatırlıyorum da kime kadeh kaldırıldığını ama yazıyı bulamıyorum iyi mi? uydurdum mu ben herşeyi, nasıl yani. bir tuhaflık var iyi mi? bak cidden mi???

    YanıtlaSil
  3. yazı başlığını da buldum: biz de kutladık valla :)
    ya da ben uyduruyorum billa :)))

    YanıtlaSil
  4. bu yemek masası o yemek masası değildi..masa aynı masaydı,yazıdaki anlatımda benzer; ama bu kez,şahıslar,olaylar,gün,hissiyatlar,yaşananlar ve kişi,kısaca herşey farklı...:)))

    YanıtlaSil
  5. efsa teşekkürler,akıl yürütmen güzel ha gayret:))

    YanıtlaSil
  6. çok güzel bir yazı ve tüm duygular ölesine sıcak anlatılmışki iyiki doğdun bu arada :) nice mutlu sağlıklı senelere tüm sevdiklerinle

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP