11 Ağustos 2009 Salı

Halk Düşmanları... Filmi İzlerken Ben de Düşman Oldum!



Haftalardır yolunu gözlediğimiz film, sonunda kentimize geldi. Koca şehirdeki 5 sinemanın 5'i de genellikle popüler olan, daha çok izleyici çekecek, kısacası hasılat garantili filmleri tercih ettiğinden; icabında 3 salonunda birden Recep İvedik oynatma potansiyelini bünyelerinde barındırdıklarından, çok da şaşırmadık bu gecikmeye! Gerçi koca salonda yalnızca 11 kişi olduğumuzu görünce biraz da hak verdik bu duruma...

En azından salonumuz rahat, ferah diye düşünerek olabildiğince yayıldık koltuklarımıza, salonun da boş olmasını fırsat bilerek. Film öncesi reklamlar her zamanki gibi uzadıkça uzadı, fragmanlar falan derken o da nesi! Perdedeki görüntü birden bire kesildi. Bir kaç homurdanma sonrası, allahtan filmi izleyenlerden biri görevlilerle tanıdık çıktı da, gidip söyledi sorunu. Söylemese ne olacaktı o da ayrı konu! Türkiye'nin en ünlü sinemalarından birinde, görevlinin filmi takıp sonrasında çekip gitmesi skandaldı doğrusu!

Zor bela filme konsantre olduğumuzda ise sonunda, Johnny Depp'i yine bambaşka bir rolde bulduk. Dünya üzerinde; bu kadar farklı karakterleri, bu kadar az fireyle canlandırabilecek aktörlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bunu iyice aklıma kazıdı kendileri filmde. Amerika'da filmle ilgili yorumlarda üstünde durulan konu, gerçeğine en uygun yapımlardan biri olduğu yönündeydi, (Bilindiği gibi film, Büyük Buhran sonrası Amerika'sında, yeni yeni kurulan F.B.I ile, banka soyguncuları arasındaki savaşın gerçek olaylarına dayanıyor).Dönemin bir numaralı halk düşmanı John Dillinger'ı oynayan Johnny Depp'in, bu ''gerçeklikte'' payı büyüktü açıkçası. Biraz da abartacak olursam; John Dillinger gelse bu kadar oynardı yani!

Filmin genel havası aksiyona yakın gitsede, zaman zaman yakalanan keyifli replikler ve dram esintileri de mevcut. Oscar ödüllü Marion Cotillard perdede fazla görünmeyerek şaşırtabilir belki; ancak ana karakterlerinin azılı suçlular olduğu bir filmde, mecburen geri planda kalan kadın rolünün alabileceği maksimum süreyi almış yine de. Bir diğer ünlü ismimiz "Batman" Christian Bale de, bir numaralı halk düşmanı John Dillinger'ın peşindeki ajan rolüyle işini en azından kıvırmış.

Uzun lafın kısası (çekimleri ve yönetmeni beğenmeyenler çıksa da) kaliteli bir yapım, gidiniz; fakat bizim dört gözle beklediğimize değdi mi? Orası tartışılır. Yalnız sinemayı iyi seçiniz, bizim gibi talihsizliklere yakalanmamak için! Bu arada unutmadan filmimiz biraz uzun, özellikle 2. bölümünde bunalabilirsiniz, bize öyle oldu da biraz; gerçi, 2. yarı boyunca çalışmayan klima yüzünden de olabilir!!...



1 yorum:

  1. bu filme ben de bir yazı yazdım.. film Michael Mann'den beklediğimin altında bir filmdi ancak Mann hatrına izlenmesi gerek bir de Depp'in performansı için tabi..
    ben de İstanbul'da okumaya başlamadan önce filmleri epey geç izlemek zorunda kalabiliyordum.. İstanbul'a gittim ertesi yıl Edirnem de harika bir salona kavuştu ve eskiye nazaran daha kısa sürede geliyor filmler:)
    unutmadan Mann filmlerinin doğası gereği kadın karakterler hep arka plandadır, Marion Cotillard yine iyi gözüktü yani:)

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP