17 Aralık 2008 Çarşamba

Salkım Hanımın Taneleri



Salkım Hanımın Taneleri: Tomris Giritlioğlu'nun başarılı oyuncu seçimleri, dekorun, mekanların, ışığın kusursuz kullanımı, üstün oyuncu performansları ile Türk sinemasının dönem filmleri içindeki en başarılı örneklerinden biridir.

2. Dünya Savaşı sonrası; biraz da sermayeyi Türkleştirme çabalarıyla azınlıkların ötelenmesi mantığı üzerine kurulu varlık vergisi uygulamasının etkilerinin, bir gayrimüslim aile üzerinden anlatılmasıdır.

40'lı yılların ilk yarısında İstanbul’daki ticaret sermayesinin el değiştirmesini, bu süreçteki ahlaki ve kültürel yozlaşmayı, siyaset ekonomi ilişkilerinin imtiyaz sahibi olmayanları etnik dayanaklarla ayrıştırmanın yanı sıra bunun da ötesine geçip, temelde siyasi ayrılıklar üzerinden karşı görüşlüleri nasıl ötekileştirdiğini anlatır. Ülkenin çok önemli bir dönemini çok başarılı bir biçimde anlatan film, ne yazık ki kendi tarihine eleştirel bakmayı beceremeyen, hamasete dayalı kör bir milliyetçiliğe kurban gitmiştir..

Yılmaz Karakoyunlu'nun dönem üzerine yazdığı bir romandan yola çıkılarak çekilen bu başarılı uyarlama; üzerindeki her türden görüşün tartışılmasıyla ülke tarihinin önemli bir sürecinin fark edilmesi ve anlaşılabilmesine olanak sağlayacakken, siyasetçilerin büyük millet meclisine taşıyacak kadar ileri gittikleri kısır tartışmalarına ve inkarcı geleneğimize kurban edilmiştir.

Oysa film bütün öyküsünü kışkırtıcı ve taraf bir tutum sergilemeden, insan hikayeleri üzerinden naif bir anlatımla ortaya koyar. Türk sinemasının en güzel oyunculuklarının sergilendiği bu film: Bu başarılı performanslar sayesinde ve etkili diyaloglarıyla sanki hayatımızın kenarında bir hikayeye tanıklık ediyormuşuz duygusu yaşatır. Geniş bir yelpazedeki farklı sosyal ve etnik kimliğe sahip insanları, çok iyi seçilmiş karakterlerle örneklemeyi başarır .

Bu filmde sanki herkes başroldür: Zafer Algöz, Uğur Polat, Güven Kıraç, Kamuran Usluer, Zuhal Olcay, Hülya Avşar, Derya Alabora, Nurseli İdiz olağanüstüdürler... Sarı gelini hem Ermenice hem Türkçe söyleyen Yavuz Bingöl yorumu gözlerinizi yaşartır, muhteşemdir.

Film bütün bu dönem fonunun ötesinde, içindeki insan öyküleri, gelenekteki aksaklıklar ve karakterlerin psikolojik derinliklerinin olağanüstü anlatımıylada öne çıkar... İzlememiş olmak ciddi bir kayıptır.

4 yorum:

  1. "Sarı Gelin" melodi olarak cidden vurucu bir ezgiye sahip. Opera sanatçısı Zafer Erdaş'ın türküleri yorumladığı albümünde de güzel bir yorumu mevcut. Filmi ilk çıktığında izlemiştim unuttum gitti, bir daha izleyeyim bari.

    YanıtlaSil
  2. sevmiştim bu filmi...
    hatta o kadının bebeğini düşürüş anı, ölmeden önceki hali hala gözümün önündedir.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Özür dilemekten çok daha anlamlı bir paylaşım olmuş... Herşeyi insandan yana anlatmak ve bunu gerçekten güzel vermiş bir filmle paylaşmak gündeme verilecek en doğru cevap...

    Bana teşekkür etmekten başka birşey düşmemiş ve de ne güzel anlatmışsın filmi:)

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP