30 Aralık 2009 Çarşamba

Köstebek

Babil' i izlediğimde bu yılki Oscar adayım bu film demiştim. Başta en iyi film olmak üzere, en iyi yönetmenle birlikte ödüllerin bir çoğunu alacağı düşüncesindeydim. Ödüller açıklandığında, Babil için üzülmekle birlikte Köstebek' i henüz izlememiş olduğumdan ucu açık bir burukluk, dolayısıyla filme karşı bir merak vardı içimde... Sonra bulduğum ilk fırsatta Köstebek'i izledim... Bildik, çok izledik bir dünyayı belki de klasik denecek bir uslupla, ama olağanüstü güzel ve ince ince dokuduğu bir merak uyandırmayla anlatıyordu. Oyunculukları konusunda garanti belgeleri olan oyuncuları, bütün bu bilindik özelliklerinin üzerinde bir performansla yoğun bir gerçeklik hali içinde izliyordum.

Film; sırtını oyuncuların isimlerine dayamadan, adalet ve suç tarafındaki iki dünyanın farklı konumlardaki insanlarının ilişkilerini, çelişkili gibi görünen ama insan davranışları içinde yeri de olan bir gerçeklikle ortaya koyması; gizli servisler dünyasını lezzetli bir dille ve çok hoş bir görsellikle anlatmasıyla sürekli bir heyecan ve merakla sizi diken üstünde tutarken, bütünüyle hikayenin içine sokup, insan ruhu ve davranışları üzerine ince ince düşündürtüyor.

Köstebek; izleyiciyi sürekli ters köşelere yatıran, tarzın klasikleri içinde yıllar geçtikçe tadı daha da artacak bir (yeniden çevrim!) film.

İzleyip bitirdiğimde gömülü kaldığım koltukta karakterler üzerine düşünüp, filmin lezzetini dilim dilim yudumlarken; 'Babil ve İnarritu sizi seviyorum, ama itiraf etmeliyim ki Martin Scorsese'de ermişler katından tescilli bir büyük usta. Ve sizi sevip bir değer olarak kalbimin en güzel yerine koyarken, onun önünde saygıyla eğiliyorum. Kusura bakmayın ve üzülmeyin, çünkü ben üzülmedim' demiştim.

Bir büyük ustanın çok iyi olduğu bir alanı; yani sokaklar, güven ve ihanet üzerine şiddet ve kan kokan bir senaryoyu sanatıyla nasıl boyayıp -uzakdoğu asıllı bir filme nasıl yepyeni bir renk ve tat verdiğini görmek için bu filmi mutlaka izleyin.

6 yorum:

  1. Flmin özeti şudur :

    Önce Di caprio Jack Nicholsom a , sonra Matt Damon Di caprio ya sonra hepsi Matt Damon a :D :D

    YanıtlaSil
  2. Neşeli mutlu huzurlu ol emi? sevgilerimizle

    YanıtlaSil
  3. yorumuna sağlık.. bu tarz filmleri pek sevmem genelde ancak köstebek, scorsese'nin hak ettiği heykelciği almasını sağlayan ve dediğin gibi oyuncu isimlerine sığınmayan, değerli performanslarla başarıyı yakalayan bir film..

    YanıtlaSil
  4. teşekkür ederim benay... Sana da, klavyenede sağlık; çokca yararlanıyorum.

    YanıtlaSil
  5. çok iyi paylaşım teşekkürler

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP