10 Ekim 2008 Cuma

Gün...


Bazen, ay dolunay olduğunda, yanından, bir uçak geçer; ışıklarını gecenin yakışıklı laciverdine bırakarak...

O uçağın içini düşünür,
düşlerim...

Sonra,

Günün erken bir saatine uyanırım... Keyifli bir uykunun rüya bölümlerine yerleşmiş hoşlukların tebessümüyle yakalarım kendimi, yatağın sıcağında ...

Sonra yatağın sıcaklığına yaslanıp, bütün perdeleri açılmış odadan, ta karşı dağlara kadar; uyanmamış evlerin ışıklarına, o evlerde bütün sorunları yok olmuş sıcak uykulara, yıldız dolu güzel gecenin güne dönüşündeki sakin, yeni doğmuş bebek kokulu aydınlanmaya bakar, horozların uzak seslerine kulak olurum.

Ve dışarıda; sıcak bir odadan sokağa çıkmış anne ya da baba kucağındaki çocuğun suratında hissettiği şefkatli soğuk, harika bir yeşillik vardır; yağmurun, cam altlarındaki fotoğraflar gibi parlattığı...

Gecenin ikinci yarısında yağmış yağmurun buram buram kokusu, sarılı morlu sonbahar çiçeklerinin üzerindeki damlalar, nar ağacının utangaç meyvaları, ceviz ağacındaki dev sesli, minicik bedenli koronun gevezelikleriyle bezenmiş güzel(yani süper)) bir gün başlar...

Bir an inip, denizin, arada dalgaların ayaklarıma değmesine izin verecek kadar yakınından yürümeyi düşünürüm...

Sonra biraz ilerideki, açık mekanını kış için naylonlu pencereleri olan çadırla kapatan kafede; henüz ocağa konmuş çaydan ilk bardağı içmek isterim. Hatta yanına bir sigara eklim diye düşünürüm bazen...

Sonra şöyle derim; derin yazarlar gibi poz takınıp suratıma, uzak denizlere bakim derin hayallerle; derinlerden çıkardığı anıları giz(em) yapmış adam pozlarında...

Tabi ki bunu göze alamam...

Niyesini sorarsam; şöyle bir cevap veririm:

O güzel gecenin dışarısına bir yağmur eşlik eder incecikten...
O yağmurun sicim sicim sesleri, kuşların sesleri, Chopin'in müziği; içimi açar,ruhumu besler...

Ve bu huzur bana; arkana yaslan, kafanı ellerine yasla, geriye doğru at kendini, hayatın bu güzel anı için derin derin nefesler al, ve güzel bir kadının gönderilmemiş mektubundaki altı kalın çizgilerle çizilmiş cümlelerinin niyelerini düşün der...

Elimde kahve kokusu,

düşler,

düşünür(d)üm.

Umurum(da) olduğu için...

6 yorum:

  1. Eğer tercihin yine arkana yaslanıp niyeleri düşünmekse;
    * Josh Groban perte' yi de bir dinle (hatta klibini bulabilirsen izle öyle zevki çıkıyor)ve Fahir atakoğlun dan pour lui ;)
    nedense bu ikisi benim huzur, hüzün, hisler bulduğum müzikler. Belki sende sevebilirsin...

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. önce "dün"ü okudum aslında tam da çıkacaktım ama sonra "gün"ü gördüm dayanamadım son bir tane daha dedim ve başladım okumaya... dışarıda yağmur yağıyor ne tesadüf. hiç üşünmedim kalktım açtım pencereyi sesi ve kokusu içeri girebilsin diye... sonra yani şimdi aslında gece boyu düşüme yazdığım maili gönderdim, senden aldığım cesaretle ve az sonra uykuya dalacağım onunla, altı çizilmiş kelimelerimin aslında ne demek istediğini anlaması umuduyla... Teşekkür etmişmiydim yazıların sahibine bilemedim bi de akıcılığına, akılcığına hayranlıkla kapıldığımı söylemişmiydim acaba... Demişsem de ne çıkar...

    YanıtlaSil
  4. kendi adıma yazdığın her yorumunun her kelimesinin altı çzilmişliğinin bana çok keyif ve çoşku kattığını söyleyebilirim:))Aslında o altı çizilmiş kelimeler anlaşılır ama bireyin bütün bu farkedişlere rağmen aşamadığı duyguları vardır.Durur bekler,hala ötekinden bir tavırdır bu beklenen...beklenmelimidir diye sorulursa:Bazen;hakedene hak ettiği kadar:))Güzel sözlerin ve derin yorumların için ben teşekkür ederim:))Dememişsen de izlerinden çok şey çıkar,merakın olmasın:))

    YanıtlaSil
  5. merakım olmaz zaten, bilirim kim derin, derinden kim anlar. geride bir iz kalırsa, hakedene hak ettiği kadar...

    YanıtlaSil
  6. hiç aklına gelir mi iz... durup dururken hem de dünyanın öbür ucundayken.

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP