Bazen Vakıflı düşüyor aklıma, o anda andan kopuyor ve bir bilinirliğe ışınlanıyorum; sanırım edindiğimiz dostlukların payı fazlasıyla yer etmişti bünyemizde.
Abilerin bizi duraktan alıp, otobüsün daha vakti var sözleri ile şirin kahveye taşıdıkları an, bakılan kahve falı, elbette edilen sohbet unutulur gibi değildi.
Oysa az önce salıncaktaydık.
Onlar iki kişi sessizce yanımızdan geçmişlerdi; biz sallanırken. Enfes çocuk oyun alanının ve enfes bir yeşilliğin içinde ve bayıldığımız bir anda sanki başka bir dünyada sallanıyorduk. Hayata boş verip orada öylece kalmak hayalimizdi. Fotoğrafları özellikle siyah beyaz çekiyordum. Köy depremde yıkılmadı,
ayakta biliyorum.
Yine de içim yıkık şehrin içinden geçmeyi istemiyor, üzüleceğimizi çok iyi biliyorum.
Neden bu kadar ürkeğim ve korkumun boyutu devasa...
Fotoğrafları kurcalarken salıncak önüme düşüyor. Ben enn sevdiğim kadını izliyorum. Binlerce kez altını çizdiğim üzere onlu hayata bayılıyorum. Onun sayesinde daha da çoğalmış hayatımı çokkk seviyorum. Bu fotoğraf bir işaret sanki,
çekingen ve bana bir şeyler fısıldama isteği dilinin ucunda.
Aslında her bir sessizlik enfes şeyler anlatıyor bana; Hatay'ın içinden geçmeyecek bir yol arıyorum, içimiz bir kez daha yansın istemiyorum. Dalından kopardığımız portakalları, abinin cebinden çıkarıp önümüze koyduğu,
elmaları özlüyorum.
Yüzümde enfes bir gülümseme parıldıyor, bir tane olsa bölüşürdünüz ama zaten iki tane var cümlesi hiç silinmemek üzere, kalplerimize gömülüyor...
Yakındaki bir hafta sonu çok özel, oğlum tezkeresini alacak, ben yanında olacağım ve muhtemelen tugay komutanı generalin talebiyle bir konuşma yapacağım.
Güzel cümleler kurmak istiyorum.
Aslında ezberci değilim, içimde fokurdayan cümlelerimin içimden geldiği gibi, coşkuyla akmasını seviyorum ve yolumdan şaşmayacağım.
An aynı zamanda askerler devrimizin kapanışı, Tırtıl an itibariyle son asker, yeni bebelerin doğup büyümelerine çok zaman var, fakat onların bir de şansı var;
çünkü bir adam ölene kadar onlara geçmişten satırlar bırakmaya and içti. Çok istekli ve diliyor ki bu yazma işi nesiller boyu,
üstelik çoğalarak sürsün...
BAYRAM ERTESİ
51 dakika önce

Tırtıl'a şimdiden hayırlı teskereler. Vakıflı Köyü dediniz de içim yandı. Hoş köy pek hasar görmemiş ama dediğiniz gibi o Hatay'ın içinden nasıl geçilip de gidilecek? Çok acı, hala acaba bir rüya mıydı diye düşündüğüm zamanlar oluyor, öyle bir iç acısı.
YanıtlaSilBlogspot beni tanımamakta ısrarcı, vize bile vermiyor şimdiki gibi, eh hikmetinden sual olunmaz, ben de kendim veririm vizemi, bendeniz Leylak dalı :)
Çok teşekkürler:) Ben o rüyaya kaldığım yerden devam ediyorum, büyük ihtimalle şehir ayağa kalktığında da uyumaya devam edip yeni halini görmeyi düşünmeyeceğim sanıyorum öğretmenim. Kurduğumuz duygusal bağ müthişti çünkü. Yine de merak duygusu dürtecektir elbette, bakıp göreceğiz, bakalım ruhumuz ve tavrımız ne gösterecek o gün geldiğinde:)
SilHayırlı teskereler diliyorum şimdiden... Yine satırların aktığı bir yazı olmuş.
YanıtlaSilÇok teşekkürler, hem teskere için hem de yazıya övgü adına:)
SilOğluşa şimdiden hayırlı tezkereler, sevgiler
YanıtlaSilÇok teşekkürler Şule, sevgiler bizden de:)
SilVakıflı köyü ne güzeldi... Anılarımda yaşıyor, benimde.
YanıtlaSil"-de" bitişik kalmış, kusuruna bakılmasın. :)
SilKusurluk bi şey görmedim ben sevgili okul akadaşım, aksine beni çok tatlı gülümseten bir şirinlikti gördüğüm:)
SilFotoğraf insanı hayallere, geçmişe götürüyor. Hem sevindirici hem de üzücü anılar canlanıyor zihnimde.
YanıtlaSilSizin cümleleriniz hep güzel ve asla ezberci değil. Okurken o cümlelerin içinizden geldiği gibi yansıdığını biliyorum, okurken keyif alıyorum😊
En sevdiğiniz kadınla hep çoook mutlu olun, ne güzel böyle bir sevgiyi yaşamak, yaşatabilmek. Çok değerli bu duygu, günümüzde sevginin değeri bilinmiyor ve ne üzücüdür seven taraf hep üzülüyor. Benim dünyamda öyle oldu maalesef😔
Oğlunuz için hayırlı tezkereler şimdiden tekrar🙏😊
Konuşma da yapacaksınız, çok güzel bir duygu😊
Hep iyi ve mutlu olun vee hep yazın siz😊
Çok çok teşekkürler sevgili Ece, sevginin değeri biliniyor ancak seçimlerimizi doğru insanlara yönlendirmek gerekiyor biraz... pişmanlıklarda üzülmeye de pek gerek yok aslında, elbette yaşanmalı belki haddinden fazla üzülmeli, bu tecrübeler saklanmalı, hesaplaşılmalı sonrasında da hayata dönüp nerede kalmıştık diye sorup gülümsemelere eşlik eden yeni tecrübelerle birlikte geriye nanik yapıp hayata kaldığımız yerden ve yepyeni coşkularımızla devam edilmeli... Çok teşekkür ederim, sen de gittikçe daha mutlu ol, tecrübelerin yepyeni güneşler açacaktır senin için emin ol. Hepimiz genç yaşlarda benzer şeyleri yaşıyoruz, yalnız değilsin yani:)
SilSonrasına bırakılacak iz pek çok ama detaylar zamana yenik düşüyor. Ne şanslı seninkiler ip uçları olacak takip edecekleri, kendilerinde kalanları da uç uça ekleyip yol yapacaklar kendilerine, kimi hüzne, kimi mutluluğa, kimi sessizliğe, kimi bir aşk hikayesine, kimi cesurca göğüslenmiş zorluklara çıkacak, kimi hayal kırıklığına, kimi sonsuz kahkahalara...
YanıtlaSilYol onları nereye götürürse götürsün, katmanları ve derinlikleri olacak zamanla. Yaşamı bu kadar ustaca kaleme alan bir adamın kıymetini hep bilecekler.
Çok şanslılar, sen gibi bir ışıkları var.
Kürsüye çıktığında senden süzülerek ağaca ulaşacak o ışık hüzmesi her bir yaprağın seni çılgınlar gibi alkışlamasına sebep olacak ve sen her bir hikaye hatırlayacak, o hikayelerden her bir kahramanın o gün o an senin yanında olduğunu hissedeceksin. Ellerinin titrediğini ise bir tek sen bileceksin.
Ve yıllar sonra, sen, ennn sevdiğin kadın yanında, kucağındaki ufaklığa bu günü anlatacaksın. O ışığı, o ağacı, o yaprakları... Gözlerin en az o günkü gibi parıldayacak.
Ahhh nasıl şımardım, şımartıldım bir bilsen, ağzım kulaklarımda gülümsüyorum. Aldığım motivasyon uzun süre yeter bana... Sadece bizimkiler değil ki ben de pek şanslıyım aslında, ve hep iyi ki blog yazmaya hiç aklımda yokken -kaçıncı kere- daldım diyorum bir de... Güzel cümlelerin olduğu yazılar ve yorumlarla nerede rastlaşacaktım ki ben, ve onlarla çoğalacaktım. Sanayi sitesinde neredeyse bebelikten itibaren, özellikle yaz tatillerinde kendi dükkanımızda çalışan otomobil dünyasından bir çıraktım ben... Ama şansım okur yazarları olan bir evde yaşamaktı, dayım, halam, amcam kitap yağdırmaya başladılar bana... Hayatın güzellikleri ile tanıştırdılar beni... Bu emekler birikti birikti ve iyi ki ama çok iyi ki dediğim bi sürece vardım bu sayede, ne güzel insanlarla rastlaştım, onların birikimlerinden payıma düşenleri aldım... Yorumlara karşılık yazarken bile nasıl mutlu, nasıl güzel gülümseyen bir insan oldum deyip deyip tekrar tekrar gülüyorum... Kazandığım insanlarsa çokkk kıymetli ama çokkkk! Ve yorumun yorumdan çok ötelere taşıdı beni... çok gülümsedim, çok da güzel gülümsedim. Çok teşekkürler, ama çokkkk:)
Sil