13 Ocak 2026 Salı

Çok Matrak Akşam

Şakır şakır yağmur yağıyordu. Denizdeki dalgalar almış başını gidiyordu. Pencerinin önünde dikilmiş açık denizdeki park etmiş gemilerden birinin sallantılarını izlerken kıyıya vuran yüksek dalgaların köpürtüsü ile coşuyordum. Fotoğraf makineme koştum. Şu denizde park etmiş, kıyıya yakın geminin fotoğrafını çekmeliyim dedim ona; sanki tanıyordum, bir önceki kışta yaklaşık aynı noktada park etmiş gemi olduğunu fark etmiştim, tesadüfün böylesi dedim ve uygun açıdan ona bakıp selam yolladım. Göz göze gelmiştik, o da bana el salladı ve küçük bir ricada daha bulunup o açıda kalmasını istedim, hızlı olmalıydım ve hızla, onun da yardımıyla sanırım bir yıl sonra istediğim fotoğrafı neredeyse birebir elde ettim. Çocuk sevinçlerim zıp zıp zıplıyordu. Yoksa ikizi mi diye düşünmeye başladım. Bir kez daha el salladım ve gelecek yıl da görüşelim dedim.


Sonra bir an durdum, bu kez ikizi mi acaba dedi içsesim. Tesadüfün böylesine gülümsedim, coşkuyla el salladım, kar yağınca yine buraya gel aynı noktada buluşalım dedim.

Yağmur şiddetliydi, canım bira çekti, sabır dedim ama bünye küser gibi oldu. Kırma dedim ve bir koşu şuracıktaki markete gitsen ne olur ki dedim kendime. Kendim bir kısa süre sonra beni hiçe sayıp hadi dedi, canım çekmişti; yağmurluğumu aldım, mini sırt çantam zaten bizi izlemekteymiş fark ettim, hadi gel sen de dedim ve bir sevinç alkışı koptu. Yalnız dedim, markette her şeye el atmak yok, seçimleri ben yapacağım. Biraz mırıldansalar da mutabakat sağlandı. Bi bira ve iki küçük paket kavrulmuş tuzlu fıstık aldım. Güle oynaya ve hatta yağmurla da güle oynaya ve şakalaşarak eve geldik. Televizyonla yeniden selamlaştım.


O arada çilingiri hazırladım. Televizyonu açtım ve çokk keyifle kış sporlarını izledim, biramı ve fıstıklarımı saldırmadan sakince ve edebiyle yiyip içtim!

Ve hatta üzerlerine bir de futbol maçı izledim.

Sonra kankalarıma hadi dedim şimdi uyuma vakti, herkes yatağına sıçan deliğine dedim ve onlar tekerlemeye yine güldüler. Biraz mırın kırın etseler de maçın bitimiyle birlikte çoktann yataklarına boylu boyunca serildiler...

12 yorum:

  1. Affınıza sığınarak bir edit yapmak istiyorum Sevgili Okul Arkadaşım.
    Bunun için dayanılmaz bir ukalalık dürtüsüne mağlup olduğumu belirtmeliyim. Ama işte yazıyorum; denizciler gemilerin denizde sabit beklediği pozisyona park etmek yerine demir atmak derler, hatta yapılan işlemin adı demiri funda etmektir.
    Avukatlık mesleğini, denizcilerin terimlerine aşina bir takım işlerde yaptığım için, bunu yazdım. Başta belirttiğim gibi, çok bilmişlik de sayılabilir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Sevgili Okul Arkadaşım, fakat ben o ifadeyi bilinçli olarak kullandım, sıklıkla da kullanırım, denizle ilişkimiz de vardır benzer şeyler:) Ve kesinlikle ama kesinlikle çok bilmişlik olarak saymam, saymadım da, ama çok içten ve çok tatlı gülümsediğimi söyleyebilirim ve sorumlu tavrınızdan dolayı da sizi çok alkışlarım:)

      Sil
  2. hırçın karadeniz güzel bir kare bahşetmiş sana buraneroscuğum :) bence kesin gelir yine, sana poz verir. hem neden vermesin ki, varlığına senin kadar sevinen az kişi vardır bence :)
    bu arada içinde benim yeğenim olabilir mi acaba diye düşünmeden de edemedim, halasının kuzusu bu sene samsun-karşı kıyı arasında gidip geliyor zir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karadeniz'le aramız pek iyi, şahane kar manzaraları sunmuşdu geçen kış, şu an kendisinden bekliyoruz aynı hoşlukları:) Bu gemi karşı kıyıdan ziyade ona paralel bir güzergahda gidip geliyor, duruşundan ve gidişinden anladığım kadarıyla:)

      Sil
  3. Küçük şeylerle mutlu olma sanatı diyor kimileri bu duruma. Hiç de öyle değil. Şakır şakır yağmur yağarken coşmuş bir denizdeki gemiyi fark edip, onun fotoğrafını çekme dürtüsüyle telaşlanmak. Ve bu başarının ardından kendine keyifli bir zaman dilimi yaratmak.
    Bu duyarlılığı kaç kişi gösterir ve kaç kişi bu farkındalığın tadını çıkarır?
    Büyük mutluluklara işte böyle adım adım ulaşılır. Hak edilen farklı bir mutluluktur bu!
    Tebrikler Buraneros

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çokkkk teşekkür ederim Makbule Öğretmenim, yorumlarınız , farkındalıklardaki incelikleriniz sanırım ben dahil bi çok arkadaşımızı yazma konusunda fazlasıyla motive ediyor. Sevinçlerimiz kurdele takılmış ilkokul birinci sınıf öğrencileri tadında, bu geri dönüşlere ve onların yarattığı mutluluklara paha biçilemez kesinlikle... Bir kez daha çokkk ama çokkk teşekkürler.

      Sil
  4. Ah Karadeniz! İki sene evimden az mı bakmadım o hırçın denize. Hele
    kış aylarında ne güzel sesi gelirdi. Balkonumdan ne keyif yapardım ama
    şimdi farkediyorum tam değerini bilememişim bu manzaranın, şehrin.
    Buralarda beton cehenneminde şimdi daha iyi anlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok da oyunbazdır bizim şehir, dün mesela kapalı bir hava, çılgın bir deniz varken bugün tam anlamıyla yaz güneşi hakim ortalığa... Kıyı boyunda sayılamayacak kadar martı ve onları beslemekten keyif alan insanlar... Tabii ki onlarla oynamayı pek seven köpek Disco, şu an cirit atıyor deniz boyunca:)

      Sil
  5. Denizler gemisiz olmaz. O adsız gemiler uzaktakilere sevinç de getirebilir, evet tam da böyle:)

    YanıtlaSil
  6. Karadeniz'in güzelliği bir başka, uzun uzun baktım ben de görsele. Bu arada kış yaşayan ama kar görmeyen bir memlekette yaşadığım için kış olimpiyatları izlemeye bayılırım ben de hatta geçmiş yılları da açıp duruyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karadeniz'in güzelliği kesinlikle bir başka, başka yerde rastlanmayacak uçsuz bucaksız ve kesintisiz bi sahili var ki büyük bir lütuf kendisi. Kış olimpiyatlarını seviyoruz, sıcak odada ekrana yapışıp izlemek, ki karda yağıyorsa o sıra, muhteşem:))

      Sil

İLETİŞİM İÇİN

mucanberk@hotmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP