3 Nisan 2026 Cuma

Carcurum'da Unutulmaz Bir Gün

Carcurum, Amasya'daki 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı'nın halk arasındaki  eski yaygın adıdır. Özellikle askerlik hatıralarında, kışla ve atış alanı bölgesi için kullanılan, tarihi kökeni olan bir yerel isimlendirmedir.




Uzun zaman sonra bölüğümde olacağım bir gün, çok heyecanlıyım!




Geçmişe kısa bir yolculuk!


Hayatımın enn zor dönemindeyim ama bir yanıyla da meydan okuyorum. Acemi birliğinde ve Ankara'dayım, Zırhlı Birlikler Okulu'nda. Artık oyuncak tanklarımın yerini gerçek tanklar alıyor. Eğitim sürecim tamamlanıyor. Seçilmiş bir tankçıyım ben, oyuncak tanklarım bir kenardan bana sessizce alkış tutuyorlar, öpücükler yolluyorum. Üzülmeyin diyorum, şimdi bir abimiz de var, o bizi Mamak'da bekliyor.

Biz de Karabaş'ız artık, ehliyetlerimiz cebimizde, üstelik biz bir grup Leopar sürücüsü olarak seçilmiş gençleriz ve onların el değmemiş ilk sürücüleriyiz. Uçuyorum. Siyah bereye genç kızlar bayılıyorlar, asker pantolonu ve palaska günün modası, kız kardeşime gerçeğinden bir asker pantolunu, kara bere ve palaska gönderiyorum. Lakin kara bere ile sokağa çıkmak yasak çünkü tanklara ve karaberelilere düşmanlık var, 12 eylülde saha hakimiyeti onlarda ve çatışmalarda ezip geçmişler. Oysa sürücü de solcu bir genç, iki arada bir derede...

Bir gece yarısı koğuşunda uyurken uyandırılıyor, nöbetçi subayı da koğuşta, enn can arkadaşları askeri uyandıranlar; Samsun'a izne gönderiliyormuş, genç bunu yemiyor, çocukluktan beri içinde bir korku var.

Şimdi garajlarda bölüğünün tahsis ettiği bir jipte ve nöbetçi subayı garajlara kadar eşlikçi, genç otobüse binerken, onu uğurlayan nöbetçi subayı cebine para sıkıştırıyor, genç gerek yok, teşekkür ederim diyor, subay yine de sıkıştırıyor, dönüşte ilk iş o parayı teşekkür edip geri vermek ve o subaya kitap hediye etmek oluyor...

Gece yarısı, uyuyamıyorum, aklım fırdöndü, biri öldü ama kim, bunu hissediyorum. Şehrimdeyim, gün ışımak üzere, bir taksiye atlıyorum, para almıyor, kadim bi müşterimiz. Evin kapısından içeri girdiğimde salonda yerde yatanı ve üzerindeki beyaz örtüyü görüyorum. Korku gerçeğe dönüyor çünkü o baba. İki kardeş boynumda, nasıl bir sarılmaca. Gözümde yaşlar çoğaldı. Kardeşler henüz kolejli, Buaneros baba pozisyonunu da doldurmalı. Büyük amca olaya el koyuyor, şimdi genel kurmayda, gencin işleri nedeniyle Samsun'a rahatlıkla gidip gelebilmesi gerek, lise birdeki kardeş okulu bırakmak zorunda, Buraneros aynı zamanda babanın pozisyonunu da korumak zorunda ve,

tankıyla da vedalaşması gerekiyor.


O artık Amasya'lı, şehrine sıklıkla gidebiliyor, tüm acılarını unutturacak asker arkadaşlar var. Oldukça gözü kara bir gruplar. Sonrasında hayat gittikçe normale dönüyor. Küçük kardeş de askerliği tamamlayınca her şey yerli yerine oturuyor.

Şimdi son askerin töreni için Amasya'dalar, askerliklerini aynı birlikte farklı zamanlarda yapmış bir baba oğul. Benzerlerinden yok, diğer, büyük oğul Aydın'da yapmıştı. Tümgeneral çok tatlı bir komutan, özel hazırlanmış görselleri birlikte çekilen fotoğrafların ardından bize veriyor. Asker enfes bir selam çakıyor, ses gümbür gümbür. Komutanla ve tugayla vedalaşıyoruz, genç sivil kıyafetleri ile dönüyor, ve şimdi ekstra keyif zamanı, ben amca ve asker bir Amasya restoranında küçük bir kutlamanın ardından yola revan oluyoruz. Asker telefonu ile başbaşa şimdi, onu bekleyen, sınavları nedeniyle bu mutlu günde aramızda olamayan çok güzel, çok tatlı bir genç kız da var artık hayatımızda;

üstelik,

oğluma çok yakışıyor...

2 Nisan 2026 Perşembe

Olağanüstü Bir Gün

Şimdilik kısaca...

Yemin töreni için sabah erkenden kardeşle yola çıkıyoruz. İstikamet Amasya. Orada bizi bekleyen bir asker var; benim küçük oğlum, o uzun boylu yakışıklı bir dev. Askerliğe veda zamanı, tezkere bizi bekliyor. Üç harfli sabahın derinliğine doğru uçuyor, bu kez daha özenli sürücü, ceza tuzaklarına düşmeyecek.

Sürücü sabah çorbasını yola çıkmadan ve bizim mahalleden henüz ayrılmamışken içti, benim başka planlarım var. Yol keyifle akıyor. Tugaya yaklaşıyoruz, zamanlamamız yine muhteşem. Arabayı park ediyor, tugayımdan içeri bir kez daha adım atıyoruz. Tören alanına kadar insan öbeği, anneler, babalar, kardeşler, halalar, teyzeler, yavuklular ve aile büyükleri coşkulu. Alan koskocaman, tezkere alacak asker birlikleri muhteşem, birazdan tören alanını dolduracaklar. Düzenli bir biçimde gelmeye başlıyorlar ki beni bile şaşırtıyorlar; sanki kısa dönem askerleri değiller, çakı gibiler ve muhteşemler. Buradan hemen bir sıçrama yapıp günün bu anını biraz ileri sarıyorum.

Birliklerse koca alandalar ve muhteşem ve yakışıklılar. Biz şeref locasındayız kardeşle birlikte... Yerimiz ayrılmış.

Evet özeliz!

Alandaki askerler muhteşem, bunlar daha dün acemiydiler dense kimse inanmaz, ilerde bir tank var kullanılmıyor, tankçıya göz işareti yapıyor, karşılıklı gülümsüyoruz ve bu anı ben dışında kimse görmüyor.

Birlikler yerleşti, İstiklal Marşı muhteşem söyleniyor. Sonra ödül töreni başlıyor. Adı anons edilen Buraneros yerinden kalkıyor, gururlu adımlarla tören alanında yürüyor ve işaretlenmiş yerde duruyor, yüzü halka ve protokole dönük. Tugay komutanı orgeneral yanaşıyor, tiribünler pür dikkat, elinde çok özenle yapılmış iki ayrı kapaklı dosya var ve o iki kapağın sağında ve solunda 20 yaşındaki Buraneros ile 25 yaşındaki tezkereci oğlu var. İnsan gözüne yaşlar yaklaşıyor. Oğlu uzun boylu çok yakışıklı bir dev. Komutan enfes hazırlanmış dosyaları Buraneros'a uzatıyor ve poz için Buraneros'un yanında yerini alıyor, elindeki baba oğullu enfes çerçevelenmiş ve çok farklı aralıklara, uzun zamanlara ait iki kişilik fotoğrafa davet ediyor. Sonra muhteşem bir alkış tufanı... Aynı tugayda farklı zamanlarda askerlik yapmış bir baba oğul, tekler, benzerleri yok, komutan Buraneros'la bir fotoğraf daha çektiriyor, Buraneros çok teşekkür ediyor ve protokole doğru yürüyüp muhteşem bakışlar arasında koltuğunun diğerinde oturmakta olan kardeşinin yanına gururla oturuyor. Amca bu süreçte bu çok zor rastlanacak özel anın fotoğraflarını -telefonundan- ve oturmakta olduğu protokol koltuğundan da gururla çekiyor aile ve dostlar için,

ve bir canlı yayındaymışçasına paylaşıma sunuyor onları, elbette...

İLETİŞİM İÇİN

mucanberk@hotmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP