Önceki hafta kuzenler masası kardeşte kurulmuştu, muhteşem bir sofraydı, sofrayı gören masanın da başı dönmüştü. En küçük erkeğimiz de masada yerini almıştı. Sohbet başından sonuna çok keyifliydi. Bu bloğun tembel yazarı o günü o gün yazmalıydı lakin bir tembel teneke olduğu için süreçte yazmamıştı.
Bu yakın tarihteki ikinci buluşmaydı ve erkekler üzerinden gidersek 4 numaralı erkek kuzenin ve pek sevdiğimiz gelinimizin evlerindeydi.
Hımmm dedim henüz masa vakti gelmemişken. Hımmm diye düşündüm bir süre ve ne alsam ne alsam acaba diye düşünürken ben, kitap olsun dedi iç sesim.
Sonra bizim pek yakışıklı gençler için hangi kitaplar olsun diye düşünmeye başladım ve hangi kitaplar tercihimle kısa bir toplantı sonrasında mutabakata varıp, onaylayıp kabul ettik.
Çok yakışıklı ve güzel gençleri olan bir aile olmamız yine gururlandırdı beni. Kendimle de gurur duydum, en büyük erkek çocuk kategorisinde ben vardım artık; ardımda kardeşim. Ve görüntü Kahraman dedem için söylenen sözü hatırlattı birden bana, çünkü liderliği henüz kızlardan biri alamamıştı ama ben ve erkek kardeşimden bir iki kişi sonrasında en büyük genç kızımızın alma ihtimali vardı.
Elbette yola çıkınca ve üç harfli akşamın içine keyifle akarken enn sevdiğim kadına uğradık; yoğun çalışıyordu ve bu nedenle ve son dakika kararıyla gecemize katılamayacaktı.
Hazırlıklarım tamdı, Gürcü şarapları candı, bir de görüntüsü çok hoş, ebadı tek kişilik bir pasta aldım ve kapısına dayandım. Açılan kapının ardından dengemi korumaya çalıştım ki kapıyı açan kadına kaçıncı kere, bir kez daha çok keyifle ve gururla bayıldım.
Dilim bir süre tutuklu kaldı, halime gülüşürken de dilim açıldı. İçim sel oldu aktı, öpüştük ve ben uçar adımlarla arabaya geçip kaptanın yanına oturdum.
İstikamet üç numaralı kuzenin eviydi artık, sevgililer gününde olduğumuz da bilinçteydi. Yakışıklı delikanlılarımıza da gün içinde kitaplar seçilmiş, akşam masasına oturmadan önce de teslim edilmişti ve mutlulukla teşekkür edip sarılmaları da pek keyifliydi. Çok eğlendik, haşarılıklarımızı bir kez daha gururla konuştuk, her bir gencimizin başlangıçlar evresinde oldukları kariyerleri ile yine çok gurur duyduk, bu aileyi gururla ayakta tutmamızın sebepleri, küçüklerimizin göremedikleri Kahraman dedeye ve Babıda'ya selamlarımızı yollayıp, dualarımızı okuduk.
Evet, hiç tartışmasız kusursuz ve geniş bir aileydik. Bu sürekliliğin de asla kesintiye uğramıyacağının inancına bir kez daha keyifle...
ve gururla sarıldık.
Enfes bir sofra pek tatlı, çok sevdiğimiz, gelin demeye dilimizin varmadığı, kardeşlerimizden biri olarak kabul ettiğimiz tam anlamıyla bir hanımefendi, mutfağı şahane ev sahibesi tarafından kurulmuştu.
Aslında kocaman bir hayalim vardı ve aynı zamanda yaman bir çelişki olarak tembelliğim de... Hikâyenin bütüncül gelişimini anlatabilecek son kişi bendim, elbette parça parça olsa da yine de epey bir şeyi satırlara dökmüştüm. Gece tüm bunları düşünürken, başta Kahraman dede ve Babıda olmak üzere elleri öpülesi, boyunlarına sarılınası tüm büyüklerimizi böyle sevgi dolu ve kusursuz bir aile yarattıkları için minnetle andım ve bu duygunun kısmen de benim sayemde, bebesinden enn büyüğüne tüm karakterlerce benimsenip sahiplenilmesinin gururunu bir kez daha yaşadım. Bu enfes, çok keyifli ailenin her yaştan gençlerinin pırıl pırıl gözlerindeki aidiyet duygusunu bir kez daha fark edip satır satır ve yeni baştan ve kaçıncı kere görünce...
Anladım ki bizim sevgililer günlerimiz bir değil bir yılın içindeki 365 gündü!
Eve dönerken ve üç harfli enfes bir hızla akarken kardeşle duygularımız üzerinden akşamı konuştuk, elbette neredeyse bebelikten başlayan haşarılıklarımızı, içimizden birinin boş bir evin çatısında dolaşırken çatının zayıf noktasından içine düşmesini falan... Ve benim liderliğimde oluşmuş çetemizin yapmış olduğu "Apaçiler geldi," sözünü çevre halkına kabul ettiren çılgın, aynı oranda gözü dönmüş haşarılıklarımızın izlerini de sürdük bu enfes akşamda...
1 Nisan Çarşamba
4 saat önce

kan bağı olan akrabaların, kan bağından bağımsız sevdiklerimiz olması kadar kıymetli az şey vardır şu hayatta bence :) ne mutlu sana ve seninkilere Buraneroscuğum :)
YanıtlaSilÇok teşekkürler Şule, sanırım bu sayede bu platformda da şahane arkadaşları buluyor olmamız tesadüften çok öte ve çok kıymetli bir şey:)
SilOkurken içim açıldı, yüzüm aydınlandı. Ailecek ne kadar şanslısınız Sevgili Buraneros! 💙 🧿 🧿 🧿
YanıtlaSilÇok teşekküler, evet şanslıyız, tersi olsa sizle rastlaşmış olmazdık, enfes bir kardeşlik bağından mahrum kalırdık. Oysa şimdi biraz daha çoğalmış olmanın keyfini yaşıyoruz. Hepinize ayrı ayrı kocaman sevgiler:)
SilNasıl tatlı, muhteşem bir ortam😊 tatlı hisler, o yaşanmışlık her şey harika. Sizin anlatımınızla okurken kendimi sizlerin yanında gibi hissettim🙏😊 böyle güzel bir aileye sahip olmak muhteşem bir şey, ne mutlu size.
YanıtlaSilYazınızı okumak nasıl iyi geldi anlatamam, çok üzgün bir an yaşarken gülümsetti yazınız,mutlu oldum gerçekten 😊
Gününüz çok tatlı geçsin🙏😊
Sevindim yazının iyi gelmesine, biz çok uzağında değiliz bir klavye kadar yakınındayız.:) Gülümsemeni de hissettik, sevindik, senin günün de tatlı geçsin:)
SilNe kadar şanslısınız böyle bir aileye sahip olduğunuz için. Ailenin en büyüğü olarak sizin emeğiniz de var böyle olmasında belli ki. Artık böyle ilişkiler pek yok. Hep böyle kalın nazar değmesin. Hülya
YanıtlaSilÇok teşekkürler sevgili Hülya, kesinlikle çok şanslıyız ki kaç kuşaktır aynı tatta bir sevgiyi paylaşıyoruz... Ve bunu en küçüğünden büyüğüne kadar hissediyor olmak muhteşem bir duygu.
SilAileyi bir arada tutan en büyük dinamikler büyükler bence vu görevi de böylesine güzel örnek olan sensin. Küçükler hangi yaşta olursa olsun görerek yaşayarak öğrenecekler. Hayat zaten bu demek değil mi? Sevenler sevilenler hep bir arada olmak, dayanışma, muhabbet..
YanıtlaSilBüyüklerimiz şahaneydiler. Başta kitap okuma alışkanlığı olmak üzere enfes değerler kattılar her birimize. Sinemayı, tiyatroyu, konserleri onlar sayesinde gördük sevdik ve bu hal bir süreklilik arz etti, büyükten küçüğe doğru da gelişti. Aslında kenarda bi mahallenin kenarda, zemin katta kira bir evinde yaşıyorduk . Basamakları tane tane çıktık. Alt yapımız muhteşemdi. Ve muhteşem ilkokul öğretmenlerimiz vardı, bizi farketmeleri çok zaman almadı, çok şey kattılar hayatlarımıza ki ilkokul öğretmenimizin hasta olduğunu öğrenince koşmuştuk, artık kazık kadar adamlardık, cenazeme gelin demişti, koşa koşa gittik ve hâlâ bayramlarda mezarını ziyaret ederiz.
SilSevgi gününü bir güne sıkıştırmayı benimseyemedim. Sevgi böyle içtenlikle oluşturulmalı ve böyle çoğalmalı:)
YanıtlaSilKesinlikle, muhteşem bir aileye doğmuş olmasak nasıl bir geleceğimiz olurdu diye konuşuruz bazen aramızda. Hatta dalga geçeriz, bi tane bile işe yaramaz bi insan çıkmaz mı içimizden diye:)
SilNe hoş ama ne hoş. Okurken, masayı ve gülen yüzleri canlandırdım gözümde :) Ne mutlu size, birlikteliğiniz ve sevginiz daim olsun...
YanıtlaSilÇok teşekkür ederiz, harcımızı oluşturan insanlar şahaneydi, kenarda bi mahallede yaşıyorduk ama, ne sinemadan ne tiyatrodan, nede konserleden uzak kalmadık. Konser kankam halamdı ve henüz lise düzeyinde öğrenciydi, hayatıma çok şeyler katanlardan birisidir kendisi:)
SilBu anlattığınız şahane akrabalık ilişkileri bana masal gibi geliyor. Bende böyle iletişim yok. Sizinkileri keyifle okurken ben de oradaymışım gibi hissedip mutlu oluyorum, ne güzel anlatıyorsunuz, hep anlatın 🌺🥰
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Belki akrabalık ilişkileri yok ama bloglarımız sayesinde çok çok güzel, bir başka ve kalabalık ve yürekten arkadaşlık ilişkilerimiz var ve bence çok çok zenginiz bu nedenle, çünkü duygularımız ve ortaklaşmalarımız satırlarımız üzerinden de olsa çok şahane... Ve üstelik uzakta da değiller bir klavye mesafesinde dostluklarımız ve yürekten... Ve hep birlikte çokkk şahaneyiz hem de çokkk:)
SilSevgili Buraneros...Aile bağlarının ne kadar önemli olduğunu çok etkili bir üslupla dillendirmişsin....İnsanın, aile bireylerine hemen sarılası geliyor gerçekten...Gönlüne sağlık...🙏🙏🤗🤗
YanıtlaSilÇok teşekkürler, bunda yetiştiğimiz mahalleninin etkisi çok sanırım ve ilkokul öğretmenimiz elbette ve okul arkadaşlarımız!
SilYaa ne güzel her bir detayı, duygusu... Tebrik ederim sizi sevgili Buraneros :) Geniş ve bir arada kalmayı başarabilmiş aileleri hep çok sevdim. Özellikle bu bir arada kalmayı sağlayan aile büyükleri tüm saygıyı hak ediyorlar bence. Ama yazının başındaki tembel teneke sözünüzü size yakıştıramadım, bence kendinize de güzel sözlerinizi eksik etmeyin :) Ama daha çok yazabilirsiniz tabiki :)
YanıtlaSilÇok teşekkür ederiz, sevgili Annabell. Kesinlikle çok şanslıyız ve ne güzel ki tüm aile fertleri bunun farkında. Bizden sonra bile bağların kopmayacağından çok eminim, gönlüm çok rahat. Elbette zamanla yeni gelinler de katılacak aileye umarım onlar da öncekilere benzerler, kızların özel bir önemi var ve kıymetliler çünkü sayıları az:)
SilAilenizin enerjisini o kadar güzel yansıtmışsınız ki insanın o masada olası geliyor, siz ve sevdiğiniz kadın hep var olun. Mart ayında paylaşım yapmadınız umarım iyisinizdir..
YanıtlaSilÇok teşekkür ederiz. Mart ayında paylaşım fırsatı bulamadım, yazma konusunda birazda tembellik düşmüştü üzerime. İyiyim, yakın bir zamanda benim için çok anlamlı bir fotoğrafı öyküsü ile birlikte yazmayı düşünüyorum ki o fotoğrafı bugün çekmek kısmet oldu:)
Sil