Sabah muhteşem. Çiçeklerin her türü pencereden dışarıyı izleyen ve kararsız beni çağırıyorlar. Fotoğraf makinemi kapıp denizin kıyısına iniyorum. Sabahın sakinliğinde spor kıyafetleri ile yürüyüş yapan, koşan insanları izliyor, tanıdıklarla selamlaşıyorum.
Oysa gün bugünü ilmek ilmek örmekteymiş de bundan bir tek benim haberim yokmuş. Kısmen kısa bir tur sonrasında fotoğraf makinemle eve dönüyorum. Disko henüz uyanmamış ki genele bakarsak spor yapanların dışındaki insanlar henüz tatil uykusundalar.
Cumartesi öğleden sonra ritmine kavuşacak hayat. Bu kesin!
Öğleden sonra bizim köşedeki midyeci ile siyaset ve ülke gündemini konuşuyoruz. Sözde barışın, göstermelik olduğu konusunda hemfikiriz. Buna rağmen Dem'lilerin heyecanına da anlayışlı, inançsız ama sempatik bakıyoruz.
Bir kez daha sıçramak niyetinde olan birinin muhalefete düşmemek için araçsallaştırdığı bir icraat olduğuna eminiz çünkü, o gücü yitirdiğinde başına neler geleceğini hepimizden çok o biliyor.
Akşam üzeri nadir anlardan biri yaşanıyor ve cep telefonum çalıyor. Çokkk sevdiğim biri, bir blog yazarı. Kalemi genç bir blog yazarı. Açıyorum telefonu, büyük sürpriz şehrimde oldukları. Üzerimi değişip hızlı adımlarla mekâna doğru yürüyorum. Ve uzun bir yürüyüşün ardından el değiştirmiş mekâna varıyorum. Buram buram yaz kokuyor hava. Elbette öpüşmece... O minik ve çok tatlı kız yazmıyor artık. Oysa muhteşem bir kalemi vardı ve enfesti yazıları.
Bir genç anne şimdilerde, evlendiği adam da şahane, eskiden beri tanıyorum ama an itibariyle zincirin halkalarını birbirine bağlamakta zorluk taşıyorum.
Bir ilacın etkisi altındayım.
Arkadaşları kısa romanlar yazma hevesinde. Tutkusu muhteşem. Yalnız diyorum, bana umut bağlama. Kurgu benim işim değil ve bugüne kadar hiç denemedim de, ama olanı, gördüğümü yazmak konusunda iyiyim diyebilerim. Mevzu üzerine biraz daha konuşuyoruz. Keyifli insanların olduğu bir masada olmak beni de sevindiriyor. Bir de ilacın yarattığı etkiden kurtulsam hayat tam anlamıyla bayram olacak. Neredeyse adımı bile hatırlayamayacak bir etki altındayım. Oysa onlar bizim binaların inşaat aşamalarını, bizim eve geldiklerini bile hatırlıyorlar.
Zaman ilerledikçe sislerim dağılıyor, eksikleri idare edebilmiş olmam konusunda kendimi takdir ediyorum. Masamıza bir hanımefendi daha katılıyor, ilacın yarattığı baskı gittikçe yok oluyor. Yanlışlıkla zaman aralığını şaşırıp da ilacı farkında olmadan iki tane mi içtim diye düşünüyorum. Şu ansa her şey yolunda.
Eve geldiğimde Captaiin'in 2008'de bir liseli olarak yazdığı yazılarını tekrar okuyorum. Bir kez daha hayran oluyorum. O bir mühendis ve anne şimdilerde, yazmıyor olması ise edebiyat dünyası için bir kayıp bence. Blogumdaki captaiin etiketli yazıları okumayanlar için tavsiye ederim gönül rahatlığı ile... Ve blog sayesinde tanıdığım insanların çocukları ile birlikte mutlu bir hayat sürdürüyor olmaları da çok sevindiriyor beni. Her ne kadar 15-16 yaşlarındaki bir genç kızdan çıkan koskocoman potansiyel ve yazılar yarı yolda kalmış olsa da... Kim bilir, gün gelir ve bir ilk kitap şaşırtır ve sevindirir beni ve biz okurları!
Enfes akşamın akıp giden saatlerinde birbirimizle vedalaşıp ayrı yönlere giderken yüzümde enfes bir gülümseme oluştu, 2008'li yıllarda yazılarını bayılarak okuduğum bir genç kızın yürüdüğü yollara ve vardığı noktalara bir kez daha bayıldım. Ve diğer katılımcılarla birlikte keyifli sohbetlerin döndüğü nitelikli insanların olduğu nitelikli bir masada oturmuş olmak bana çok iyi geldi... Hatta yepyeni yollar açıp yepyeni hayaller bile kurdurdu!
30 Ağustos Cumartesi
24 dakika önce
Ne hoş blog yazarları olarak bir araya gelmek, ve yıllar sonra bile birbirini unutmamak.. Resmen imrendim. O taraflara gelince ki gelebilirim yakın zamanda, muhakkak size haber vereceğim :)
YanıtlaSilUnutamayız çünkü o yıllar blogların zirve olduğu zamanlardı, popüler ve aktiftik ve şahane bir ortaklaşma vardı aramızda. Bekliyoruz o halde:)
SilZakkumlar nefis! Şu sıralar bizim mahalledeki kocaman ağaç boyundaki zakkumun altından geçerken o acı kokusunu içime çekmekten büyük zevk alıyorum. :)
YanıtlaSilBu sene yollara peyzaj bitkisi olarak çok sayıda zakkum dikmişler, renkleri ışıl ışıl parlıyor.
Bir fotoğraf neler yazdırdı bana, yazıdaki tatlı dostluğa değinemedim bile. :)
Zakkumlar yol boyu ve çok hoşlar, üstelik havalılar ki bunu hak ediyorlar. Değinemediğiniz kısmı ben hissettim Sevgili Okul Arkadaşım:)
Siliki gündür kafam allak bullak, şu midyeci arkadaşla konuşurken ben de olup dinleseydim keşke sizi. ne düşünmem, ne hissetmem gerektiği çok bulanık hem beynimin hem kalbimin içinde. ki ben ilaç da almıyorum :P
YanıtlaSilAllak bullak olan şeyler tez zamanda akord olup normale dönerler diye düşünüyor ve ümit ediyorum sevgili Arkadaşım:)
SilBir işin iyi kotarılmış olması için iki tarafın da sevinmesi gerekmez mi?
YanıtlaSilNe kadar vefalı yetişmiş bir insanmış , yıllar sonra arayıp soranlar az bulunuyor artık.
Çok çok iyi bir genç arkadaştır kendisi, küçücük yaşında enfes yazılar yazardı, yüreği şahanedir. Yolu bu tarafa düştüğünde eşiyle birlikte kesin uğrar:)
SilKendisine eşlik eden ağrılarla arkadaşlara hayır diyemeyenler olarak el kaldırıyorum. Ne olacak bizim bu ağrılar, ilaçlar Buraneros?
YanıtlaSilAllah beterinden saklasın artık yapacak bir şey yok, hayata devam.
Gencecik yaşında ne kadar güzel şeyler yazmış, bravo bence. Hayatı bi sakinlesin geri döner bence bloglara.
Yaşlandık mı yoksa, ondan olabilir:) Elbette hayata devam, ilaçlar varolsun:) O tanıdığım potansiyeli en yüksek yazarlardan, bir gün yeniden yazmaya başlarsa edebiyat dünyasını fena sallar. Şimdi bebesi ve sevdiği işi ile mutlu, ve eşi elbette...
SilTam da ben seni merak edip, mail gönderdiğim gün yazı yayınlamışsın. Blogrolla yazıların bazıları düşmüyor nedense.. bekleyip durduktan sonra burayı kontrol etmeyi akıl ettim.(hepsi 41 derece sıcaklardan vallahi) :(
YanıtlaSilKeyfinin ve sağlığının yerinde olmasına ve çok da keyifli bir yazı yazmana çok sevindim. :)
Çok teşekkür ederim Sevgili Dostum, aslında daha çok yazmak istiyorum fakat mevsim yaz ve hava burada da ciddi sıcak, ve nem felaket. Yazmaya bir başlarsam giderim sanki:)
Silyaşanmış hissettiren bir yazı daha yaşam var bu blogda ve ben bu enerjiyi çok seviyorum
YanıtlaSilBen de bu güzel, daha ötesi içten ifadeleri için Dear Monarosa'ya çokkk teşekkür ediyorum:)
SilSanki burada, iyi ve güzel insanlardan oluşan bir mahallede kendime bir yer edinmiş gibi hissediyorum. Sizin yazılarınızı okumak da çok sevdiğim komşuma uğrayıp bir kahve içmek gibi hissettiriyor. Burada bile böyle hissederken, gerçekte de bu bağların kurulmuş olması ne hoş :)
YanıtlaSilNe güzel anlattın Annabel, bir cümlenin içinde mahalle geçtimi bayılırım ben. Üstelik bu mahalle olağanüstü güzel insanlara sahip, hislerimiz ortak, sanki kırk yıllardır tanıyoruz birbirimizi. Bu o kadar şahane bir duygu ki... Elbette yorumundaki kahveye, onunla yaptığın betimlemeye bayılmamak imkansız. Güzel insanlarız vesselam biz blog yazarları... İyi ki varız ve iyi ki yollarımız yazılarımızla da olsa kesişiyor ve ruhlarımızda çoğalıyor. Vesselam güzel insanların arasındayız, bu şahane bir şans.
Sil