1 Kasım 2009 Pazar

Sizi Gidi Cinsiyet Ayrımcıları Sizi !..

Bir gazeteci ki kendi sahasında kendince yazılar yazar. Pek gazeteciden ve adamdan sayılmasa da kendisi, ne hikmetse bir şekilde kıyıdan köşeden bir yer bulur gündemde, bir tartışma yaratır, cevap verilir, sonra da şikayetçi olunur kendisinden her seferinde... Halbuki ve madem adamdan saymazsınız kendisini, fikriyatını, kalemini... Görmezden gelin yoktan sayın, duyurmayın, kıymet-i harbiyesini parlatmayın dolayıyla da bas bas bağırmayın. Di mi ama!

Şimdilerde bir gün, bu gazeteci ki erkek bir gazeteci; bir ünlü ve güzel kadın üzerinden bir yazı yazdı. Onu dağa kaldırmaktan falan bahsetti... Sonra, ülkede kızılca kıyamet koptu. Benim gibi pek çok insanın da bu büyük tartışmadan böylece haberi oldu!

Başlangıçta, bahse konu dağa kaldırma olayının kahramanı: Ayakları yere basan, kendince bir söyleme sahip, ideolojisi sağlam, güçlü, kendine güveni olan dimdik ve güzel kadın; en mazlumundan bir imaja bürünüp, en acılı yerlerden girerek, hiç de ajitasyon kokusu alamadığımız(!) bir mealde ve en kolayını seçerek ve kaşıyarak, etnik ayrımcılıktan başlayıp cinsiyet ayrımcılığından çıktı. Ha bu arada, (erkek algısı işte) hani erkekçe bir şüpheyle ya da yakıştırmayla bakarsak eğer; bahse konu kadın olmaktan, arzulanmaktan, beğenilmekten, bu özelliklerin öne çıkarıldığı bir yazıya konu olmaktan alttan alta ve kadınca bir haz duymuş mudur diye de sorası geliyor insanın açıkçası.


Sonra ülkedeki kadın cenahından, hani kendi parasını kendi kazanan, özgür, demokrat, kadın hakları savunucusu, cinsiyet ayrımcılığına karşı, etnik ve kimlik başta olmak üzere asla insan ayrımı yapmayan, söz söyleme hakkını savunan, linççi olmayan, fikirleri fikirlerle döven, feminist, başta cinsellik olmak üzere kadının tüm haklarını pratikte de erkekle eşitleyen, sokakta göze soka soka sigara içen, argonun en erkeğini sapına kadar hakkını vererek kullanan, en en en özgür ve kendini erkek dünyasıyla ayrımcılık duygusunu fazlasıyla aşmış ve ermiş bir düzeyden bakarak eşit gören, daha doğrusu ve açığı olaya cinsiyetten değil de insandan bakan, bu mealde yorumlar yapan, başı dik çeşit çeşit kadın, topyekun ve birer birer yüklendiler bu gazeteci erkeğe.

Ben pek bilmem ve anlamam ama; sanki o adamın şahsında, bu çeşit çeşit kadından her bir çeşidi ayrı ayrı; kendi hayatlarına bela sokmuş, canlarını yakmış, aşklarını acıtmış, her biri birer öküz er kişilerin hıncını alır, hesabını sorarcasına bu zavallı günah keçisi adama yüklendiler. Biraz daha ileri gidip, aklımı dürten şeytanın avukatlığına soyunursam; o adamın şahsında, bu linci tüm erkek alemine - Haşa cinsiyet ayrımcılığı yapmadan. Hatta onun en ufak bir izini bile taşımadan. Her bir hatun kişinin, kendi özeline ait kinlerin, gıcıklıkların, eksik kalmış, intikamı alınamamış öfkelerin bilinçaltılarındaki dürtülerinden zerrece etkilenmeden, sadece ve sadece ahlak açısından bakarak yaptıklarına dair safiyane bir düşünce oluştu bende! Gerçekten öyledir di mi?

Aslında farklı bir algıyla bakıldığında gülüp geçilecek bu basit ama bağrışçılar tarafından çoğaltılan olay karşısında bangır bangır bağıran bir sürü güzel kadının pek çoğunu; bu ülkenin pek çok sokağında her gün, her saat çekilen ama bir gazete köşesinde yer bulamayan dolayısıyla sessiz kalan çığlıkların, kadın ve çocuk eksenli acıların çözümüne yönelik bağrışlarda bu kadar yüksek sesle konuşurken göremiyorum da ondan yukarıdaki soruyu sorasım geldi.

Sonra bir de şu geldi aklıma: Hani bir kadın bir erkek için yazsaydı benzer bir yazı, er kişi ne hissederdi ki... Cinsiyet ayrımcılığı ya da diğer etiketlerden yola çıkarak bağırır mıydı, sızlanır mıydı? Hakikaten ne derdi?

Yoksa biz, mizahi bir anlam yükleyebileceğimiz, magazin basının yaptıklarının yanında esamisi bile okunamayacak bu olayı kendi özelinde cinsiyet ayrımcılığı diye etiketlerken ayağımıza kurşun mu sıkıyoruz? Yoksa mizah duygusunu fazlasıyla tüketmiş, özgüveni yoksun, derinliği olmayan sığlaşmış bir toplum mu oluyoruz? Yoksa onlar bir avuç insan da biz herkes mi sanıyoruz?


Görsel: Jasona Levesek (widelec.org)

4 yorum:

  1. Aynı şeyleri kız kardeşiniz için, adını da vererek yapsaydı mizah diye mi nitelendirecektiniz?

    Ya da aynı kişi, sizin için, farklı bir cinsel kimlikle buna benzer cinsel fantazisini gazetede dosta düşmana sergileyerek yazsaydı ne hissedecektiniz?

    Olay sandığınız kadar basit değil.Cinsel ayrımcılıkla da ilişkisi yok. En azından kadınlar için yok. Üstelik burada sözkonusu edilen kadın kimliği değil. Etnik kimliği nedeniyle söyleniyor bu. Ne hakla yapıyor bunu? En azından ayıptır.

    Ülkemizin içinde bulunduğu koşulları dikkatle izlememiz gereken bir durumdayız. Teröristlerle işbirliğini onaylamamız sözkonusu bile olamaz.
    Kürtçülerle kürtleri ayrı tutuyoruz.

    Hiçbir ayrım gözetilmeden tüm yurttaşlarımızın insanca yaşayacağız bir düzen istiyoruz. Hepsi bu?

    Ancak kendini bilmez bir kişinin kime yaparsa yapsın, bu davranışını kınıyoruz. Tüm erkeklerle ilişkilendirmiyoruz, çünkü biz hepimizin öncelikle insan olmamız gereğine inanıyoruz.

    Olayı değerlendirirken erkek kimliğinizden sıyrılarak, insan kimliğinizle bir kez daha değerlendirmeniz dileğiyle...

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle; yazıya gösterdiğiniz ilgi ve yorumunuz için teşekkür ederim.

    Yani yorumu okuyunca, özellikle de sizin kızkardeşiniz olsa klişesini görünce, bir süre düşündüm ne yanıt yazsam diye... Sonra ben yazdıklarımla durduğum yeri anlatamamışım demek ki kararına vardım. Öncelikle son cümlenize bir yanıt vereyim: Bu yazıyı da -her yazımdaki olaylara bakışımdan da anlaşılacağı gibi- insan kimliğimle yazdım. Güncel bir olay karşısındaki tutumların kendimce fotoğrafını çektim. Ki gazeteceyi ve yazdıklarını savunan bir yanımda yok...

    Bu olayın değerlendirilecekse sadece ahlak açısından değerlendirilmesi gerektiğine özellikle vurgu yaptım.

    Yani benim için ahlaksızlık ahlaksızlıktır. Eğer ortada bir ahlaksızlık varsa, onu bir cinsiyete bir etnik kimliğe yapılıyor noktasından bakarak ve ayrımcılık başlığıyla değerlendirmem. Çünkü ben baktığımda sadece insan görürüm.

    Eğer benim ya da sizin dediğiniz gibi kızkardeşim için yazılsaydı böyle bir yazı; hiç ciddiye almaz,güler geçerdim. Çünkü ben kendimin ne olduğunu biliyorum, önemli olan da bu. Ahlaksızlık ahlaksızlığı yapana ait bir durumdur. Ve onun çapıyla ilgilidir. Düz bir mantıkla baktığımızda herhangi bir kadın ya da erkek fotoğrafına bakarak ya da etrafındaki insanlar üzerinden yüzlerce insan çeşit çeşit fantaziler kurmuyor mu sorusunu sorabiliriz. İnsanların genelinin aklından geçen, düşüncelerinde var olan bir hali birisi oturup yazmış, olay bu. Yazması doğru mu değil mi ya da ahlaki mi diye tartışılması gerekirken; olayın geldiği ve taşındığı nokta bana göre yanlış. Ben de bu noktadan bakarak, olaya katılan herkesin eleştirisini yaparken, aynı yanlışı (ayrımcılığı) kendilerinin de yaptığına bir vurgu yapmak istedim. Hepsi buydu:)

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar,
    Yazınızı okurken irkilmiştim açıkçası. Özellikle "böyle bir yazıya konu olmaktan, alttan alta kadınca bir haz duymuş mudur?" sorusuna muhatap hissederken kendimi.
    Ey özgürlük! Olmadan yaşamanın anlamı da, tadı yok. Ama herkes, her ağzına geleni söyleyebilmeli mi? Böyle olduğunda laçkalaşmış olmayacak mı birçok şey?

    YanıtlaSil
  4. Yanıt yorumunuzu okuyunca içim rahatladı teşekkür ederim.

    Ancak katılmadığım bir noktayı da belirtmeden geçmeyeyim.


    "Ben pek bilmem ve anlamam ama; sanki o adamın şahsında, bu çeşit çeşit kadından her bir çeşidi ayrı ayrı; kendi hayatlarına bela sokmuş, canlarını yakmış, aşklarını acıtmış, her biri birer öküz er kişilerin hıncını alır, hesabını sorarcasına bu zavallı günah keçisi adama yüklendiler. Biraz daha ileri gidip, aklımı dürten şeytanın avukatlığına soyunursam; o adamın şahsında, bu linci tüm erkek alemine - Haşa cinsiyet ayrımcılığı yapmadan... Hatta onun en ufak bir izini bile taşımadan... Her bir hatun kişinin, kendi özeline ait kinlerin, gıcıklıkların, eksik kalmış, intikamı alınamamış öfkelerin bilinçaltlarındaki dürtülerinden zerrece etkilenmeden, sadece ve sadece ahlak açısından bakarak yaptıklarına dair safiyane bir düşünce oluştu bende! Gerçekten öyledir dimi?

    Alıntıladığım yukarıdaki düşüncelerinize katılmıyorum. Çünkü genelleme yanlışına düşmüşsünüz. Vardır belki böyleleri, ama her bir hatun kişi, diyerek hepsini karalamanız doğru mu?

    Bugüne değin böyle bir yaralanma yaşamadım çok şükür. Eşimi çok seviyorum. Erkek arkadaşlarım arasında, dostlarımız arasında olumsuz öenekler yok.

    Her türlü ayrımcılığa karşıyım. Anlayacağınız genelleme yanlış olmuş.

    Ve tekrar söylüyorum şakadan da olsa, hiçkimsenin hiçkimseyi adını vererek dağa kaldırma, köle gibi kullanma isteğini gazete yoluyla yazma hakkı olmamalıdır. Tabi dağ adamı değilse.

    Dostça kalın.

    YanıtlaSil

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP