14 Mayıs 2016 Cumartesi

Sürmeli Köyü

Orda Bir Köy Var

Ekolojik tarım ve tohum takas şenliği ile yerel yemekler yarışması vardı geçen pazar günü. Şenlikliydi köy. Usule uygun çaldı davul zurna. Pazar yerinde her zamanki ürünlerin yanı sıra ev yapımı yiyecekler de vardı. İzinliydi bu konuda tezgahlar, hem şenlik hem de yemek yarışması nedeniyle. Bayıldık mesela en sevdiğimiz tezgahlardan birindeki kıymalı böreğe, peynirli maydanozlu poğaçalara, elmalı pastalara, tuzu varla yok arası kıyır kıyır çörek otlu küçücük simitlere ve de hayatımızda yediklerimizin en güzellerinden biri olduğu konusunda mutabakata vardığımız asma yaprağından sarmaya. Oturduk korudaki standart masamıza, söyledik çaylarımızı.


Biz bu köye, bu köyün pazarına, hatırşinas ve de güleryüzlü insanlarına bayılıyoruz. Geçen yılki Cumhuriyet Bayramı ertesinden beri hiç bir pazarı eksik bırakmadan buradayız. Pazar kahvaltılarımız o günden beri ağırlıkla köyde. Üç farklı gözlemenin yanına tereyağlı yumurta, bi de semaver çay ekledik mi ne âlâ. Arada bir kahvaltı tabağı da alırız mesela. İçinde gözleme, reçel, peynir, zeytin, tereyağı, mevsim yeşillikleri, pişmiş ya da tercihinize göre sahanda yumurta olan bir menü. Domateslerimizi, salatalıklarımızı, biberlerimizi de getiririz yanımızda. Malumu üzere burası doğal ve organik ürünler cenneti, yaz sebzeleri yaza. Kışın çay ocağının sıcağında.. baharla birlikte de küçük korunun kadim ağaçlarının altında keyiflidir Sürmeli Köyü'nde kahvaltı.


Korunun bir ucunda ateş değirmeni var mesela; koruya da adını veren Hasan Aga ismi ile müsemma.  Öğretmen, aynı zamanda da fotoğraf sanatçısı olan Hüseyin Turgut'un- ki kendisi de o köyde doğmuş büyümüş- Orda Bir Köy Var adlı fotoğraf sergisini görmek için gittiğimizde köyün kahvesine, sormuştuk "Nedir bu ateş değirmeni?" diye.  En efsane Sürmeli fotoğrafını çeken en bayıldığım yol arkadaşımın o gün,  "Sait Faik gibi çıkmışsınız hocam" dediği Kazım Hoca yanıtlamıştı soruyu: Meğerse Amerikalıların Marshall planı çerçevesinde hibe ettikleri bir değirmen türüymüş kendisi. Mazotla çalışıyormuş, bacasından çıkan ateş nedeniyle böyle kalmış halk arasında adı. Sohbete katılan ve de sergi fotoğrafları tümüyle onların portrelerinden oluşan kahve efradının gözlerinden işitmiştik bizzat o günlerin tadını. Çok tatlıydılar. Nasıl da heyecanla katıldılar.


Bu değirmenlerden diğerinin adı ise yazık ki torunlardan gelen -inatçı- bir talep nedeniyle değiştirilmiş. Bu hafta yeni adla görünce, üzüldük açıkçası. İçimiz acıdı. Kurucusu dede yerine değirmenle hiç alakası olmayan oğlunun adı vardı artık tabelada. Bu durumu, orada olması gereken adı tarihe kayıt düşmeyi de boynumun borcu bildim. Bizim için orası gerçek kurucusunun lakabı ile güzel. Muhteşem bir hoşluk ayrıca. Hemen okulun yanında olması itibari ile de ilk sınıflarındaki çocuklar için ne güzel, ne hoş, ne tatlı bir rastlantı.


İnanılması zor ama, köye ait en efsane fotoğrafı da bizden biri çekti. Pazara katılan bir kaç köylü dışında kimselerin gelemediği karlı günlerden birinde. Hafif bir rampayı çıkarken yolun sağında gördüğümüze inanamadık önce. Bu coğrafyanın belli bir kaç yeri dışında ve özellikle doğal ortamda görülmesi pek mümkün değil de ondan. "Geyik!" dediğimde gözler sağa çevrildi. Hafif bir tümseğin üzerinde, yoldaki aracın geçmesini bekleyen yaya gibi duruyordu. Biz de durduk. Göz göze geldik. Olağanüstü şaşkındık. Biraz da ürkeklikten, rekora giden üç adımcı aralıklarıyla geçti yolu, atlayıverdi çitin üzerinden. Şu alemde telefonunu en hızlı o çekebilirdi ve çekti. En bayıldığım yol arkadaşım benim. Efsane fotoğrafların sahibi.


Bir de köyün Kirkittepesi var. Ne var ki bunda demeyin, bir dinleyin. Yamaç paraşütçüleri için efsane bir nokta. Sertifika almak için atlayış yapmaları gereken dört yamaçtan biri. Paraşütçü olmayanlar için de muhteşem bir manzara. Eski bir Rum köyü Sürmeli. Dolayısı ile Yunanistan'dan gelen mübadillerin köyü. Geldiğimiz ilk gün dolaşırken köyü ne hissettiysek aradan geçen 7 ay sonra da aynı hisleri taşıyoruz. Seviyoruz yani Sürmeli'yi. Çok seviyoruz hem de!


Yolda gördüğünüz herkes selamlıyor sizi. Hoş geldiniz diyor gülümseyen gözlerle. Taş evine ve bahçesine bayıldığımız evin sahibesi teyze çay içmeye çağırmıştı mesela bizi. Bahçesindeki 80 yıllık inciri göstermişti gururla. Neredeyse 100 yıllık bir başka şahane eve bakmak için gittiğimizde taze çırpılmış ayranlar gelivermiş, yumurta ve pansiyonculuk üzerine sohbet ederken de evin oğluyla, anneden gelen tereyağlı yumurta teklifini teşekkürlerimizle kabul etmemiştik..


Geniş ve yeşil alanlarda, dere boylarında, korularda ve sürprizler sunan yollarda güzel bir hafta sonu geçirmekse arzunuz Sürmeli'de olmalısınız. Çocuklarınızın yaşama, canlıya, doğaya dokunmaları, keyifli kahvaltıların yanı sıra sağlıklı ürünlerle beslenmeleri adına da olağanüstü fırsatlar sunuyor Sürmeli.

Köyün herhangi bir yerinde bir ağacın üzerinde ya da bir çalılığın kenarında alemin en sevimli sincapları ile karşılaşmanız mümkün. Özellikle yavru sincapları bir şey yerken izlemek eğlenceli. Bir balıkçıla rastlarsanız tarlalardan birinde, sakın şaşırmayın. Üstelik leylekler de geldi. Havada görün!

Gözleme evinde pişmiş sıcak, tereyağlı gözlemelerle güzel bir  kahvaltı, temiz bir hava, sağlıklı ve de eğlenceli bir hafta sonu için her şey var burada. Lezzetli yoğurtlar, misss gibi tereyağları, pastaymışçasına buzdolabına dalıp sürekli atıştırma hissi duyacağınız peynirler, taze sağılmış sütler, şahane köy ekmekleri, salçalar, turşular, erişteler, reçeller, taze köy yumurtaları, pırıl pırıl sebzeler, şahane köy tavukları almak için, ekolojik tarımın aşama aşama ilerlediği, sürekli eğitim alan, üniversitenin desteklediği köylülerin pazarına gelin. Asla pişman olmayacaksınız.


Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği şenlikteydi, geçen hafta sonu. OMÜ Bafra Meslek Yüksek Okulu öğrencileri tohum takas standı kurmuşlardı.  Laf aramızda biraz da hemşehri sınıfına terfi etmenin avantajıyla protokolden bile önce tadıverdik yöresel mutfağın yemeklerini. Çaktırmadan. Sağolsunlar. Mamalika ve kaçamak bilmediğimiz yemeklerdi. Polentaya benzer bir hamur ve ona eşlik eden salçalı yumurtadan oluşan kaçamak muhteşemdi.

Ve.. ve.. ve Hüseyin Abi. Şahane adam. Şenliğe katılan Vali, komutanlar ve belediye başkanlarının hepsinden daha protokol adamı. Yukarı köylerden birinden gelmiş şenliğe. Giymiş takım elbisesini. Elinde çiçeği ile kırmadı ricayı verdi pozunu. Günün adamıydı. Oy birliğimizle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP