10 Aralık 2011 Cumartesi

Seslerle Anadolu

Seslerle Anadolu, TRT'nin eski müzik eğlence programlarının formatını hatırlatan, ülkenin değişik yörelerinden türkülerin Opera sanatçıları tarafından yeni bir formla söylendiği, danslarla tadlandırılmış, seyircinin hem katılıp hem de beğendiği bir gösteri. Sevtaç Demirer'in sade dekorları ve kostümleri, O. Murat Yılmaz'ın ışığı formatın ruhuna oldukça uygun.

Sopranosundan basına, tenorundan altosuna tüm sanatçılar  her türküyü başarıyla yorumlarken aynı zamanda fıkır fıkırlar. Türküler ülkenin farklı yörelerinden seçilmiş ve kulaklara en aşina olanlar. Meddah tarzı bir anlatımla her performans öncesinde türkünün hikayesi ile ilgili bilgiler veriliyor;  anlatıcı, aynı zamanda da gösteriyi sahneleyen Mehmet Yılmaz tarafından...

Video görüntüleri hikayeleri destekliyor. Türk Müziği enstrümanları ile zenginleştirilmiş Samsun Devlet Opera ve Balesi Orkestrası mükemmel. Roman havasındaki danslar kusursuz, son derece lezzetli ve esprili... Özden Aktürk'ün koreografisi hoş... Fakat, tüm öne çıkardığım başarılara rağmen;  okul müsameresi hissiyatı yaratan akış planı, seçilen  türkülerdeki popülizm, araya serpiştirilmiş, izleyiciyi etkileyeceği açıkça belli olan şekerlemelerle seyirciyi tavlama anlayışı, bir türlü içime sinmiyor.

Salonu  eğlenceye zaman zaman katan, çoğunluğun fazlasıyla eğlenip mutlu olduğu, yer yer coştuğu, sanatçı performansları mükemmel olan bu gösteri,  geçişleri ve sunumu anlamında -bende- akıcı ve kalıcı olmayı bir türlü başaramadı. Dekorlar, ışık ve sahne performanslarına baktığımda eski televizyon günlerine hoş bir gönderme diyerek sevindim. Ama sahneleme konusunda, özellikle ritmi düşüren ara anlatımların, ifade edişin lezzetsiz, sıradan ve ilkokul müsameresi hali, altını çizdiğim popülist yaklaşım; çok sevdiğim, her zaman yürekten alkışladığım, her geçen gün üzerine koyan gösterilere, esprilere, hoşluklara zemin oluşturmuş bu sahneye ve SDOB markasına yakışmadı. Sanki bu marka altında değil de başka bir  alanda sahnelenmesi gereken, eğitim amaçlı bir gösteri olmalıydı diye düşündüm hep. Ya da sadece orkestra, danslar ve solistler olmalıydı sahnede. O zaman çok coşkulu, sıkıntısız, yüreğe taş bastırmayan, son derece lezzetli kelimeler dökülecekti klavyeden... adım gibi eminim.

0 yorum:

İLETİŞİM İÇİN

laparagas@gmail.com

KATKIDA BULUNANLAR

E-POSTANIZA GELSİN İSTİYORSANIZ

Lütfen e-posta adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Blogdaki yazıların tüm hakları La Paragas yazarlarına aittir.
Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP